Boyun büktün yalvardın yemin ettin söz verdin,
Ar perden lime lime az gelir her kelime…
Gitti kefen parası tabutuma köz serdin,
Ar perden lime lime az gelir her kelime…
Candan gitmiş son nefesi yatıyor,
Ecel seni bizden aldı Kej oğlu…
Yorgun yürek dertli dertli atıyor,
Bin bir anı senden kaldı Kej oğlu…
Çıktı mazlum rolünden geçti suyun başına,
Havuzunu doldurdu bu kendine Müslüman…
Her tat nimetler kattı süslü sofra aşına,
Nice fidan soldurdu bu kendine Müslüman…
Onun bunun çocuğu bir acayip mahlûkat,
Yüzü domuz derisi ağzı kenef büzüdür…
Giymiş puştluk gocuğu batıyor her hakikat,
Namertlik öz gömleği kinle nefret cüzüdür…
Felek verdin bin bir derdi,
Direnirim gündüz gece…
Bela ettin hep namerdi,
Can kemirir ince ince…
Dik dur,
Boynunu bükme sakın,
Yüreğine akıt gözyaşlarını,
Söndürsün alev alev yangını,
Yaz baharımı çaldın kışta yalnız bıraktın,
Sever gibi davrandın ikiyüzlü riyakâr…
Dilde sevda masalı bu gönülden ıraktın,
Sever gibi davrandın ikiyüzlü riyakâr…
Yaralı yüreğimi şavkın ile kucakla,
Yaşama umudu ek kızıl sabah güneşi…
Götür buluştur yine köy kasaba bucakla,
İlk gün ki heyecanla yansın bilim ateşi…
El pençe divan durur gece gündüz paraya,
Ayakaltı paspası koltuğun yalakası…
Beyi için kudurur beyaz der kapkaraya,
Yalan küfür hakaret dilinin falakası…
Lanet olsun yokluğu icat eden zatlara,
Çöker kalkmaz ağırdır kırar umut dalını…
Hasret kalır sofralar nimet denen tatlara,
Emeğini çalan yer kaymağını balını…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!