Büyük çalmış şimdi zengin muteber,
Sosyetede bir numara hep haber,
İnsanlıktan hem kültürden nasipsiz,
Gölge etme yaldızlanmış git geber…
Kâhta mezarlığında sabah yeli serindir,
Yavaş yavaş bu canı ısıt sabah güneşi…
Bahtım kömür karası kalpte yaram derindir,
Bağrına yatırmışım anne baba kardeşi…
Sırtımda mezarı meçhul canlar,
Kanlı eller çaldı güneşi,
Karanlığın tutsağı ay,
Din ırk maskeli açgözlülük…
Kıyımı görür hak,
Boz yamaçta garip meşe ağacı,
Hasret attı geldim Nemrut Dağıma…
Gel ol dilsiz hicranımın ilacı,
Hüzün ekti zalim gönül bağıma…
Gölgendeyim dallarında serçe var,
Elli yıldır cayır cayır ateşte,
Yanar gönlüm arşta gezer dumanı…
Genç kardeşim can Mehmet’im Güneş’te,
Zalim dergâh kanla yazdı fermanı…
Mercan gözlü gül yüzlü sevgili,
Nisan’da bir ikindi vakti,
Bulutlar başımıza tüm suyunu bıraktı,
Oldular deli fişek,
Yeri göğü inleten onlarca şimşek,
Çok korktun sarıldın bana,
Gönlümün dermanı kara gözlerin,
Mahşere kalma yar bu Dünya’da gel…
Ölümü diriltir şirin sözlerin,
Mahşere kalma yar bu Dünya’da gel…
Uzman oldun kuru sıkı atarsın,
Tereciye çürük tere satarsın,
Bir doğruya bin yalanı katarsın,
Kendi azan lafı azan lafazan…
ONURSUZ
Erdem yoksunluğu kullara kulluk,
Çulunuza bakan bir insan sandı…
Ömrünüz üç kuruş beş altı pulluk,
Yolunuza çıkan lanetle andı…
Yıllar geliştirdi boyun bedenin,
Beynin aynı yerde yapar patinaj…
Tükenmez bahanen bitmez nedenin,
Fesat kalbin şerde yapar patinaj…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!