Hanım köylüm,
Hayal kırıklığım,
Yüreğimin hançeri,
Yörük’ün kanlı biçeri,
Ölüm yeli gezme durma başımda,
Bak evdeyim sana döndüm arkamı…
Ne işin var senin mezar taşımda,
Çek git virüs bırak benim yakamı…
Kalem neferiydi,
Alın teriydi mısralar,
Sevgi pınarıydı sol yanı,
Taç yaptı onurlu insani,
Doğduğum gün bu yakama yapıştın,
Bedenime ortak ettin cefayı…
Kahpe felek hep bizimle kapıştın,
Mazlum gördün bize taktın kafayı…
Eğdirmedim yar başını önüne,
Emek verdim bu sevdaya şan kattım…
Karar verdik sen ben aşkın yönüne,
Her adımı senle canım ben attım…
Geçti ömrün baharı yaşadığım kışla güz,
Bazen yaprak dökülür bazen de boranla kar…
Küser bana geceler sırtını döner gündüz,
Gönlümde yoğun hüzün başımda tüter efkâr…
Yad ellerde ömür geçti nafile,
Yeter gayrı bunca çile cefa yar…
Göçmen kuşlar döndü nice kafile,
Ne gün gördüm ne de sürdüm sefa yar…
Nutuk çekme boşuna önce edep sonra din,
İnsanı insan yapan güzel ahlaktır ahlak…
Maddiyata kul olup olursan saf çarpan cin,
Sen bulursun belanı bir gün olursun helak…
İki yıllık diploma çok büyük başarı,
Ben küçük sen büyüksün çok özür diliyorum…
Edep dersi görmeden yola gelmez haşarı,
Ben küçük sen büyüksün çok özür diliyorum…
Seher vakti indim sıla düzüne,
Gönül tuttu mezarlığın yolunu…
Göz değmedi bir tanıdık yüzüne,
Hüzün sardı şu sinemin solunu…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!