burada; borçsuz ve minnetsiz,
kendi burcunda duran eğilmez adam...
yedi kat yerin altından söküp çıkardığım
kireç taşını
yontarak, ufalayarak
önünde deviren acemi...
gece ekspresinde unutulmuş ıslak bir ceket,
şadırvan suyunda eriyen gazete kağıdı çaresiz.
tezgahta seğiren taze et kadar diri,
tırnak kadar çıplak...
öpüyorum kabuğunu portakalın,
asidi sızıyor dilimdeki eski kesiğe,
yapışıyor ağzıma küskünlük gibi.
bırakıyorum öylece kucağına
kendi münzevi halimi.
yok kaçmak.
yok sığınmak başka bir gölgeye.
*çünkü aşk;
bağırarak öleceğin bir uçurumu
susarak
öpmektir.*
Kayıt Tarihi : 19.10.2026 14:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!