Ne güzel bakardı bee!
Zaten bakınca da katliam olurdu, deler geçerdi.
Herkese lakap bulurdum, ona kelimelerim yetmezdi,
O ise katil olduğunu hiiiiç bilmezdi..
Ölüm makinesi diye seslenecek oldum, güldü,
Yürü git işine der gibi içinden içinden sövdü.
Kırılır diye korkardım hep, yaklaşsam cehennem,
Uzaktan baksam her gün bahanem, çokça şahanem..
Ne bahaneme sığındım ne cehenneminden vazgeçtim,
Kafayı kırdık bir kere, söyleyecektim.
Sokak arası mahalle düğününde sıyrıldık kaçışlardan,
Yakalandık göz göze, masumca bakışlardan..
Şans işte, bakkalın hanımı gülerken görmüş,
Eee, hemen gidip anasına söylemiş!
Kaldık öyle dımdızlak fitnenin fiyakasıyla,
Hayalin avlusunda, komşunun yaftasıyla..
İlk defa o gün tanıştım anasonlu günlerle,
Masadaki yalnızlıkla, uykusuz gecelerle,
Ve pulsuz mektuplarla..
O gün adımızı aşk koydum, ürperdim yokluğunda..
Okulda kesiştik sözleri, kaçarı yok buluşacağız,
Yarın sabaha okulu kıracağız.
Kıracağız kırmasına da sabahı nasıl edeceğiz,
Bu yürek yangınlarını nasıl soğutacağız?
O uykulu, ben baygın, yolları arşınlıyoruz,
İstanbul'a masmavi tepeden bakıyoruz.
Küplüce, Kirazlı derken bir de Çamlıca'dan,
Yakıyoruz ateşi, arınıyoruz korkulardan..
Utanmasak zılgıt çekeceğiz hani,
El ele tutuşmuşuz, kolay mı yani?
Dinlemiyoruz İstanbul'u yine de, gözlerimiz kapalı,
Sadece ikimizi duyuyoruz sevda yoluna sapalı...
Kayıt Tarihi : 7.10.2026 20:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
..




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!