Bir zamanlar
Gökten düşmüş, eşsiz bir yıldızdım
İçimde adı konmamış aşkı taşırdım.
Ne yana baksam seni arardım,
Meğer kendimden de uzaklaşmışım.
Kaç yüz taşıdım ömrüm boyunca,
Kaç yabancıya kendim diye sarıldım.
Her gidişte biraz daha eksildim,
En sonunda kendime bile geç kaldım.
Ne dünya avutabildi beni ne zaman,
Ne de başka sevda dindirdi bu hicranı.
Herkesi sevdim, kendimi unuttum,
En çok da ben kendime geç kaldım.
Bir gece içimden bir ses seslendi
Bu kadar kaçma, nereye gidersin
Aradığın o eski, yaralı çocuk
Hâlâ kalbinin köşesinde seni bekler.
O gece anladım, ne garip şey şu insan
Kendi yarasına merhem ararken
Başkasının yarasını kanatırmış bazen.
Kendinden kaçarken bütün ömrünü
Gölgesinin peşinde tüketirmiş meğer
Şimdi dönüyorum eski kalbime,
Biraz mahcup, biraz kırgın,
Biraz da geç kalmış olmanın ezikliği
Dağıttığım sevgiyi toplamak için değil,
İçimde unuttuğum o insanı bulmak için.
Ey gönül, artık kimseyi de suçlama
Ne giden suçlu ne de kalan masum.
Biz bu dünyada aşkı ararken
Belki en çok kendimize yabancı olduk.
Bil ki ey kalbim, bütün yolların sonunda
Ne bir zafer var ne de sonsuz bir ayrılık.
Ömrümce herkese kavuşmayı dilerken
En sonunda
Sadece kendine hasret gittiğini fark edersin
Kayıt Tarihi : 31.10.2026 09:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
20261031 Denizli




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!