Sabahları'nda Yuvam'da ıhlamur kaynar,
Çay'ı tekrar özleyene kadar Ihlamur...
Ihlamur'la Randevösi olanlar...
Şafaq mı biter Doğa'da,
daha nice Akşam var,
Ömür o Denli Ucuz ki,
Karalama Defteri gibi Çizgiler'le Dolu,
Yaşanmışlığın Sima'daki Çizgileri'yle değil,
Qader'in Küllî Tercihleri'ni bağlayan Duvar Hatlar'ı ile değil...
Terkip, Rekâbet, Mürekkeb Kavşağı'nda
Kinâyeler/Tewriyeler…
Sözümüz hem Meclis'ten İçeri, hem Dışarı,
Seç beğen Pazar kapanmadan..
-Metafor Rüzgarı'nda,Dal'dan Dal'a Kuşlar-
Dâwûd'un Dârı'nda bir Nisan Sabah'ı..
Gökler 'Kül Rengi Bulutlar'la' Kapanık,
Evlerimiz'in Bacaları'nı kolluyor Yıldırımlar.
Tesbih'in Cebin'de dursun Dede ( de, de)
Düşman Pusu kurmuş her Yer'e bu Sefer de (Sefer'de)
İki gönül, iki gözle, bir kalpte nişanlanınca,
Şahitleri güzel ahlak ve ehli İslam olunca,
Düğün kararı aldık, temiz elbiseler giydirdik sevdamıza,
Başladık ebedi düğün hazırlığına Mona Rozalar’la.
İmkansız aşkı, mümkün kılan kaderin üstünde kaderle,
Adam'ı seviyor Kız.
Ama İmkansız bi Aşq bu.
Bedel'i Ağır.
Ona kavuşmak istiyor ama Herkes'in bildiği Yollar'la Zor.
Aşılması Zor Duvarlar var.
Hem Duvarlar var, hem yok söyleyecek Cesâretler'i .
3 Aralık, bir kara gün,
Babam düştü hastane yollarına, bir hüzün.
İçimde bir his, tarifsiz bir korku,
Sanki vedanın eşiğindeydi o.
Yoğun bakımın soğuk duvarları,
Makinelerin sesi, nefes alışları.
Mâzi'yi Tâmir ,Âti'yi inşa
Varoluş Bilinc'i
Rabbim'den dilediğim en Büyük Duam'dı :
Bir Kız Ewlâd'ı bahşetmesi bana...
Ebed'e kadar sürer Da’wet,
Qalem kırılana, Perde yırtılana kadar..
El
Onmaz Derdler’den Bitab, Yan’a düşene kadar….




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!