Bir boşluğa düştüm yıldız arası
Gelmeyecek sandım gönül sırası
Yüzümde duruyor onun karası,
Silmek istesem de silemiyorum.
Kaderimdir dedim bu kara yazı
Hedefte Hürriyet Bayrağı olsan,
Bayrağımı alır sana gelirim.
Türkmen illerinin toprağı olsan,
Toprağımı alır sana gelirim.
Ok yaydan çıktığı karanlık gece
Kardan beyaz ellerinle
Şirin tatlı dillerinle
Açılacak güllerinle,
Sana hasret kalmışım ben.
Dağdan esen yeller gibi
Kırda çiçek açtığında,
Ben hep seni hatırlarım.
Kelebekler uçtuğunda,
Ben hep seni hatırlarım.
Duvarda kalır yazılar
Sayfa sayfa okusam da,
Çözemedim seni Leyla!
İlmek ilmek dokusam da,
Çözemedim seni Leyla!
Erciyesi’n yeli gibi
Dut yemiş bülbül gibi ne susarsın sen gönül,
Daha dün kapılarda gelir diye bekledim.
Sebebini sormadan kin kusarsın sen gönül,
Belki de kıymetimi bilir diye bekledim.
Firavunlar Mısır’da her gece içiyordu
Hemi savaş hemi barış
Düşmanınla sıkı yarış
Cephelerde karış karış,
Savaşmaya sen hazır ol!
Dağları dolaştım kırlarda gezdim,
Gezdiğim yerlerde seni aradım.
Çok çileler çektim hayattan bezdim,
Gezdiğim yerlerde seni aradım.
Beni unuttu sanma, aklımda duruyorsun,
Her sabah ezanında seni bekler dururum!
İki sözün birisi kalbimden vuruyorsun,
Her güneş doğuşunda seni bekler dururum!
Belki de zaman geçer, gelirsin sanıyorum
Çölün gözündeyim seraba yakın,
Ya Sabırı çeker seni beklerim.
Yüz yıllık bir savaş durmadı akın,
Ya Nasibi çeker seni beklerim.
Çakallar kurtlara meydan okuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!