Gel be gülüm bu diyarda,
Mey alalım mey içelim.
Eğlenelim doya doya,
Kendimizden hep geçelim.
Sözlerimiz şarkı olsun
Boş yere üzülme arkadaş diye,
Vefa bilmeyene Veda yakışır.
Merak etme sakın o gardaş diye,
Vefa bilmeyene Veda yakışır.
Çifte Minare’de ezan okunur
İçimdeki ateş durmadan yanar
Okunan ezanlar kalbe dokunur,
Adını duydukça yaram hep kanar.
Ben aşığım derim Hak’kın Yoluna
Sıladan gurbete gidip dönende,
Gözlerdeki yaşlar diner mi sandın.
Yaktığın ocaklar birgün sönende,
Herkes benliğini yener mi sandın.
Ak düşmüş saçlara kına yakarsan
Gecenin üçünde yağmur yağarken,
Yağmur damladıkça aklıma düştün.
Sabahın beşinde güneş doğarken,
Güneşim doğdukça aklıma düştün.
Senin sevgin artık içimi yakar
Yoksulluğu petek ettim kovana,
Balları gördükçe aklıma geldin!
Gece gündüz Dua ettim yuvana,
Kolları gördükçe aklıma geldin!
Kader ağlarını örüyor bir bir
Her sonbahar geldiğinde,
Aklıma hep sen düşersin.
Bana bakıp güldüğünde,
Aklıma hep sen düşersin.
Önce erkeği vardı, sonra kadını geldi
Hak katında diriliş gözde yaşları sildi
Şeytan oyun oynadı Adem oyunu bildi,
Bu dünya insanlara dediler ki dar gelir.
Kıyamet kopsa bile söyle kimin umrunda?
Koy başını yastığa varsın itler ürüsün
Sallayın beşikleri çocuklar uykusunda
Uyusunda büyüsün tıpış tıpış yürüsün.
Demedim mi ben sana;
İçim dışım Bir! Dolu
Kim ne diyorsa desin,
Bir’dir bu aklın yolu!
Garibi hakir görme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!