Soğuk desem sıcak desem
Sofrasında yemek yesem
Gah ağlasam gahi gülsem,
Yine dostum toprak derim!
Ağaçların dalı kısa
Kaldığım odalarda pencereler buz tuttu
Çaldığım şarkıların makamını unuttu
Masallar anlatarak yine beni uyuttu,
Bu aşkın kapısını kırdım da geliyorum
Hesabını kaç kere sordum da geliyorum.
Turnam gideceksen bizim illere,
Bizim iller başka ile benzemez!
Selam edeceksen bizim dillere,
Bizim diller başka dile benzemez!
“Sulu sokak taşları/Oynar omuz başları
Güzellikten söz edersin,
Altın yüzük ellerdeyim.
Bizi bırakıp gidersin,
Siyah kuşak bellerdeyim.
Geçit vermez yüce dağlar
Çarşıya diye çıkıp,
Yanına gelesim var!
Bekle beni sevdiğim,
Uğruna ölesim var!
Neden,niçin sormadan,
Ne ağaçlar kurudu,ne yapraklar ağladı
Bir yanık kaval sesi yüreğimi dağladı
Gözümdeki şu yaşlar pınar oldu çağladı,
Başımda kara sevda yürekleri dağladı.
Çölde esen rüzgarlar her yanımı yakıyor
Gitme gülüm gitme yollar çok uzak,
Arafta Pazar yok gelsen alamam.
Mahşeri Meydanda kurulu tuzak,
Arafta Pazar yok seni bulamam.
Asırlar mı olur yıllar mı geçer
Kağıttan gemiler suda yüzüyor
Gözünün altından beni süzüyor
Seslensem duymuyor bizi üzüyor,
Bu adam gerçekten deli sanırım!
Çuvalla para ver, metelik kalmaz
Akşam olur köye döner insanlar
Yorgun argın akar damarda kanlar
Başları önünde gelirken canlar,
Anlarsın o zaman akşam oluyor.
Çekerek Irmağı kıvrılır akar
Bir gün bu diyardan gidersen eğer,
Sılayı unutta beni unutma!
Seninle bu hayat dünyaya değer,
Dünyayı unutta beni unutma!
Mavi gözlerinde ışık saçıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!