Yaşlanmış insanlar
Raflarda bekleyen kitap gibidir
Varmaz ki kimse farkına, bilmez ki değerini
Çünkü üzeri bir karış toz bağlamıştır
El vurmaktan korkar insanlar
Eğer vurursan elini,
Yüreğim delik deşik, üryandır orta yerde
Kimse görmez halimi, boşa akar yaşlarım.
Niye merhem olmazlar, sokarlar bin bir derde
Ömür heba olurken boşa geçti yaşlarım.
Yer yerinden oynuyor, eşyalar sabit kalmış,
Niye derler, bunlar yaşlanmış diye
Kalp yorulup, baş düşmeyince yere
Başlar eğik, dertler çoğalsa bile
Yaşlanmak elde mi? bilse herkes de
Acı keder katar katar dizilir
Yay gerilmiş oklar bana bakıyor
Can yakanlar size nasıl kızayım
Hayatın zehrini veren kaçıyor
Düşüne düşüne dertten sızayım
Akarken kızıl kan halimden belli
Yazdan kalma kış yaşarım
Vurgun yemiş her bir yanım
Yanımdaysa kül dökenim
Dert hanesi çiledaşım
Evim sıcak, aşım gelir
Ne isteyim deyin hele
Şal giyinip üstüne, ötmüyorsa yüreği
Yük edip taşıyarak, yazık etme kendine
Özündeki güzellik, yaşatmazsa gerçeği
Eğri büğrü yollarda, yazık etme kendine
Özün sözün bir olsun, ağzından fırlamadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!