Bu nasıl bir dünya
Herkes kendince girmiş bir oyun içine
Şu dünya dönmüş oyun bahçesine
Kimisi kör ebe oynayıp, gelip bana çarpıyor
Kimisi belinden tabancasını çekip
Seni vurdum, oyundan çık diyor
Unutamam seni yar, bu sevda bende varken
Selamına hasretim, görmeye can dayanmaz
Köz üstünde yüreğim, cızır cızır öterken
Lime lime eriyor, bu sevda bırakılmaz
*
Huzmesi ıraktandır, oldukça zayıf parlar
Bu Vatan Hepimizin
Dar gününde vatanın
Birer neferi olduk
Sormadık sen kimsin diye
Hepimiz birer erat olduk
Ali'si, Ahmet'i, Hasan'ı ne fark ederki
Çabucak yatsan dedi, görür görmez halimi
Nasılda utanmıştım, o sözleri duyunca
Niye gözün kızarmış, dedim bu bir belâmı?
Yüreğime el vurdu, ulu orta soyunca
**
Nefes alış verişin, oldukça ateşlidir
Kitap taşımaktan utanan cahil
Kendini anlatmak kolay mı sandın
Üç kelime ile sanırsın ehil
Ariflerle olmak kolay mı sandın
Sohbete koyulsan sohbeti zordur
İstedikçe verdik doymadı gözü
Namerdin bitmiyor ağzında sözü
Cahilin yürekte yanarken közü
Havanda su döver cahilin özü
Şu kırat gemiyi almış azıya
Bir cahilin peşinden yıllar yılı koşarken
Ne iz belli ne yolu şu ömrümü vermiştim
Engellerin üstünden üçer beşer atlarken
Taşlı dikenli yolda ömrü boşa sermiştim
İçine şeytan girmiş insanlığı yok olmuş
Cahil insan düşman olur kendine
İnsanları bir kez olsun sevemez
Ne var ne yok dünya malı gönlünde
İnsanlara düşman olur sevemez
Susmak bir erdemdir cahil ne bilsin
Yalansız cümlenin tadı bal'dandır
Az konuşup doğru sözü diyesin
Yalansız hayatın tadı Haķ'tandır
Özde varsa doğru sözü söylersin
Cahil olmak pirim yapar iş olmuş
Korkuyu bilmiyor gönlümüz buruk
Tazecik güllerim elinde solmus
Güneşin doğuşu yürekte buruk
Gözleri değilde yüreği kara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!