Yıllarca beklettim yürekte seni
Her günüm özlemle yandı tutuştu
Sır gibi sakladım yaktın sinemi
Her gün hayalimde gönlüm uçuştu
Yoruldukça açtım okudum seni
Gönlümün aklına uydum uyalı
Düz yollarım taş ve dikenle doldu
Akılsız bir güle aklım kayalı
Gündüzüm kararıp hep gece oldu
Yastığa baş koysam uykum kaçıyor
Gönül çok şey ister, bir bilebilsen
Gönül, seni ister, ah bilebilsen
Gönülden kaçsan da, gelir peşinden
Gönül bu sevdadan, geçer mi sandın?
Dünya ateş alsa, yansa aldırmam
Gönül ahu zar ederken iken
Nasılda öğrendin zalim olmayı
Yaktığın yüreğimi her gün söylerken
Nasılda öğrendin yürek yakmayı
Arkam sıra bakıp gönül yıkmayı â
*
Aklımda fikrimdesin, şiirlere yazarım
Sensiz geçen günlere, için için kızarım
İçmeden sarhoş olup, bir yerlerde sızarım
Kendimi affedemem, gönül bağı kurduğum
Uzaklarda değilde, sen yanım da olsaydın
Gönül dedim gönül, olsun huzurum
Özümü öldürdüm yoktur gururum
Yaktılar yıktılar var mı onurum
Ömür boyu neler neleri gördüm
Önüme dizildi kocaman dağlar
Aradım günlerce dağda bayırda
Beni, bende degil, uzakta gördüm
Yıldızlar altında her gün kahırda
Bir sevda içinde, gönülde gördüm
**
Duygular durmuyor yeniden coştu
Tüm insanlar aynıdır, etle kemikten olma
Gözlerimle gördüğüm bu canlı sanki başka
İnsanı insan yapan, değil anadan doğma
Gözlerimle gördüğüm, gönülden yaşar aşkla
İnsanlar arı gibi, sırrını taşımalı
Gönülden gönüle köprüler kurup
Sevdiğimi sana demeye geldim
Diz çöküp önünde, yüreğe vurup
Sen benim gülümsün demeye geldim
*
Uzaktan uzağa el sallar durur
Gönül Düşmüş
*
Gönül düşmüş dağ gülüne
Bilmeyene gül dikendir
Ateş yakar yüreklerde
Ağlatana zul verendir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!