Bu yolların sonunda vuslata gidiyordun
Dağlarıma kar boran yağar sensiz ne olur
Kapandı hep yolların hani ya geliyordun
Dağlarıma kar boran yağar sensiz ne olur
İnanmıştım sözüne inanmıştım ben sana
..
Allah seni bize hediye etmiş kar,
Başımızın üstünde hep yerin var.
Hoca Nasrettin ekmeğine sürmüş,
Bilebilsek sende ne hikmetler var!
Çiftçilerin yüzlerini hep güldürsen,
Yağdıktan sonra, çabucak erisen,
..
Kar Tanem
Baharda hem güzde Temuz ayında
Bekliyorum gelmiyorsun bir tanem
Bulut bulut öbek öbek gönlümde
Bekliyorum yağmıyorsun kar tanem.
..
Haya denen damarlar çatlamış ta derinden
Nasırlanmış yüzlere söz kâr etmez neyleyim
Kafatası çürümüş kokuyor her yerinden
Böylesi beyinlere tuz kar etmez neyleyim
Bizler bizi aldattık çok kullandık 'He! 'leri
Kötülere özendik yazabilsem neleri
..
Karlı bir gecenin karanlığında
Gönül penceremden seni izlerim
Ne sobanın sıcaklığı ısıtır
Nede sensiz içtiğim çorba
Sensiz geçen her günde
Daim hasretim ben sana
..
Bu gece İstanbul beyaza boyandı
Mahmur gözlüm ta şafakta uyandı
Sevinç çığlığından tüm aile uyandı
Kar nedeniyle sabaha zor dayandı
Kar sevincinden sayısız çığlıklar attı
Sayısız kartopu yapıp sağa sola attı
..
Geçirdik bahar-yazı, geldi kışın başları,
Coşuyor deli gönül, bir sevdiği var ise.
Dizlerin tutmaz olur, gözler döker yaşları;
Üşürsün yazın bile, gönle yağan kar ise,
Yanar durur yüreğin, içinde ki yar ise.
..
sen doguda salkım sacak buzların altında
ben batıda sırımsıklak aşk'ın tadında
valla hi kış degil temmuz ayında
kar yagıyor ve biz üşüyoruz.
yoluna can koydum derdim hep senin
sevdaydı içimde hep beslediğim
gözlerin gözümde öyle hasretim
..
Kar bana
Kar yağar da, tutmaz desem de yüreğime,
İçim buz keser, bağrıma kar düşer,
Gök beyaz, yürek beyaz,
Yürürüm yollarda deli, divane,
Beyaz bulutlar yükün döker,
..
Mevsim kış, kimi kardan adam yapar,kimi kayak
Kimi, kızakta yapar doğumu, kapanmış yollar
Kiminin evi buzdan, kimi soğuktan donar
Kar yorganı toprağın, toprağa yatacağız bir gün
Kar deyince kurtlar gelir aklıma,
..
Dünya var olduğundan beri kaos, kavga ve savaşlar hiç eksik olmamıştır yeryüzünden. Kime ne faydası var savaşların diye soracak olursanız, buna da verilecek tek cevap sadece silah şirketleridir. Düşün bir kere silah şirketlerinin üç beş tane patronu ve binlerce çalışanından gayrı savaşın hiç kimseye faydası olmayacak. Geride binlerce ölen, yaralanan kadın, erkek, sabi sübyan. Kullanılan kimyasal ve nükleer silahlar yüzünden onarılamayacak kadar tahrip edilen tabiat varlıkları ve tarihi eserler. Silah şirketinde çalışan bir baba, kazandığı parayı iki oğluna bir kızına yedirirken hiç düşünmeyecek mi ''Benim çocuklarım güzel okullara giderken Irak'da Afganistan'da, Somali'de çocuklar sapı sapır toprağa düşecek ve onların oyuncakları sahici silahlar olacaktır.''
Daha önce yapılmış iki dünya savaşı da savaşa giren ülkelerde ve halklarında büyük maddi ve manevi zararlara yol açmıştır. Bunu kesinlikle inkâr edemeyiz. Bu savaşlardan sonra meydana gelen yıkımları onarmak ve o toplumları eski hallerine, yaşayış şekillerine geri döndürmek yıllar almıştır... Japonya İkinci Dünya Savaşında iki milyona yakın insanını kaybetmiştir ve sanayi gücü olabildiğince zayıflamıştır savaş öncesine nazaran. Savaştan sonrada kaybeden tarafta olduğu için teknolojik üstünlüklere sahip çok gelişmiş bir ordu kurmasına izin verilmemiştir. Almanya ve İtalya'da hakeza aynı durumlara düşmüşler ve savaştan sonra toparlanmaları uzun zaman almıştır...
..
Yarim, şimdi en soğuk günleri karakışın
Bir bak, içimi ürpertsin o derin bakışın
Kimi kar kimi fırtına yüklü bulutlardan
Lapa lapa yağışın, şimşek şimşek çakışın
Aşk gergefinde işlenmişçe kar taneleri
..
İnkâr edemem ki mademki varsın
Söyle bari söyle sen nasıl yarsın
Yılların aşkını böyle bitiren
Sen bunu kendine kâr mı sayarsın
Kıyıp ta gönlünden su içilmez im
Yüzünün renginden gül seçilmez im
..
kar yağsa da
güzelleşse Ankara
adı kara hani
beyazlaşsa
anı kalsa çocuklara
can almıştı zamanında
..
Bir sabah yenileyeceğim kendimi
Bebek gibi
Erkek gibi
İlk her şeydeki gibi
Bir günlük kelebek ömrü gibi
Ne yaşadı isek o kar
Geride ne var
..
Türkü çağında bir çocuk
ıslık çalıyor sabaha.
Kar yağıyor…
kar yağıyor…
yollara, parklara, salıncaklara.
Uzak düşler çiziyor çocuk
..
Dün gece...rüya evimde konuktun...
Kar yağıyordu...
Uyandığımda sen yoktun...
Kar erimişti...*
Devrim Tülay Aydın
..
Kirpiklerimde kar taneleri
bakakalırım öylece.
Çizilirsin etrafımda
dört bir yandan sen.
Bir de çizilirse yarım umutlar
çizilir senin ardından.
..
Hayır,kar yağmıyordu..
İçim titriyordu,ellerim buz gibiydi,ama kar yağmıyordu..Yağsaydı bu denli üşümezdimki..
Yağan, hafif bir rüzgarla dahi dallarında tutunamayan,savrulan yağmura dönüşen kuru yapraklardı..Lapa lapa yapraktı yağan..
Fazla değil az aşağıda ise,hızla akan rengi Türkuaz a benzeyen bir akarsu vardı..Yamacın başlangıcında yaprakları kurumuş ağaçlardan, aşağıda akan su, bölüm bölüm saklanıyordu..
Hayır kar yağmıyordu..
..
Kar bürümüş tenini, beyazlığın aşikâr,
Ah tavrına hayranım, haşmetine Kardelen,
Rûha sükûnet veren, mana-i isminde kâr,
Dîvanına diz çöksem, hürmetine Kardelen.
Elbette ki Rabbimdir, san’atına Pişekâr,
Lâkin sözüm lâl olur, heybetine Kardelen,
..



