Kar Taneleri.
Pencere önünde seyre dalarken
Sessiz sessiz yağar kar taneleri
Radyoda içli bir şarkı çalarken
Sessiz sessiz yağar kar taneleri
.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Karla ilgili tüm şiirler beni mest ediyor. Şiiriniz zaten başlı başına mükemmel olmuş. Bende kendi şiirimle 'kar' sevdamı anlatmak istedim, kutlarım.
KAR BEYAZI
Bir gün uyandığımda, etraf bembeyazdı,
Kar beyazı.
Yüreğimde buz gibi ferah bir rüzgâr esti.
Penceremden seyrettim.
Doğa, bembeyaz bir gelinlik giymişti.
Gülümsedim.
Üşüyen toprakta gülümsedi, hissetim.
Çünkü:
Kar çiçekleri başını uzatıyordu,
Yavaşça…
Karların arasından süzülerek yukarıya doğru;
—Merhaba! Dedi.
Merhaba hayata. Şu doğan güneşe.
—Merhaba!
O’selamların en güzelini, gülümseyerek verdi.
Unutmamıştı çünkü yaradılış gayesini.
İleride, kardelenler komşu oldu kar çiçeklerine.
Selamlaştılar birlikte, hoş geldin dediler güneşe.
İnsanlığa, uyumu ve dostluğu anlatmak istercesine.
Oysa birazdan güneş;
O güzelim karı eritecek, yok edecekti.
Ama onlar biliyordu, bu olması gerekendi.
O; mikropları öldürüp, toprağı besleyendi.
Rabbinin emirlerine,
Sorgusuz, sualsiz teslim olandı, Olmalıydı.
Gözlerimin önüne, ıslak ıslak gülümseyen toprak geldi
Yaradana teslimdi. Ve yağmurlar;
Doğanın yanaklarından yavaşça süzülüverdiler.
Penceremin önüne geldiğinde, selamsız geçmediler.
_Selâm ün Aleyküm.
Ve Aleyküm Selam ve rahmetullahi ve bereketühü.
Tab, tab, tab, tapırdadılar rüzgârın eşiğinde.
Camları yalayarak indiler,
Yanaklarımı öpercesine.
Sembol oldu gülücüklerime tebessümlerim.
Ruhumun derinliklerine ılık ılık indi.
Karlı bir kış sabahı, penceremde kar soğuğu,
Ve ben, bu olağanüstü görüntünün karşısında,
Buharlaşan camımın arkasında titredim.
Ama üşüdüğümden değil.
Karşımdaki o muhteşem manzaraya baktıkça,
Ilık bir bahar sabahını hissettim bedenimde.
Duygularım, bedenim ve ruhum,
Penceremde birleşip, indiler karların üzerine.
Öyle uyum ve ahenkle birleştiler ki,
Dans ettiler saatlerce.
Buluştular kardelenler ve kar çiçekleriyle,
Tefekkür deryasına dalıp, uzandılar hakikatlere.
Sevda ikliminin sıcaklığıyla eriyip, yoğruldular.
Vicdan kalıbında şekillenip, geriye döndüler.
Saygı çerçevesinde toparlanıp,
Bedenimin bilmediğim bir köşesine geçip yerleştiler, Çıkmamacasına. 17-Şubat–2009
Gönülden kutlarım kaleminize yüreğinize sağlık ...ant+10
mükemmel, çok çok güzel, devam.....10
Ne güzel ifade edilmiş soğuk getirmesine ve üşütmesine rağmen *kar* tebriklerimle saygılar +10
Yüreğinize sağlık şair arkadaşım kutluyorum başarılarınızın devamını dilerim kutlarım Saygılarımla...
Hocam,sıcak salonun penceresi önünde çayı yudumlarken kar yağışını seyretmek çok güzel oluyor, her mevsimin kendine has güzelliği vardır, kışın güzelliğide tabiata gelinliğini giydirmesidir, duvağı açıldığında rengareng çiçekler, miski amber kokular tabiatı kaplar. Güzel şiirinizi tebrik eder, selam ve saygılarımı sunarım.
TEBRİKLER SALİH BEY. MEVSİMLİK BİR ÇALIŞMA.
Düşen her tanede dilek tutarken
Ettiğim duaya seni katarken
Tefekkür ederek kalbim atarken
Sessiz sessiz yağar kar taneleri
Salih Kozan
Yazan kalemin daim osun.Yüreğine sağlık.Çok güzel tasvir.Tam puanımla sayfamda.
...............Saygılarımla...
Yüreklerimize kar yağmasın. İçimizi ısıtan güzel dizeler için teşekkürler sayın Kozan:) Saygı ve selamlarımla
keyifle okuduğum güzel bir şiirdi, yüreğine sağlık dost... kutluyorum
Bu şiir ile ilgili 27 tane yorum bulunmakta