konuşmak istiyorum ama zor geliyor.
eskilerden bahsederken,
gözümün önüne seriliyor yaşadıklarım
sen'le yaşadıklarımız..
uzun uzadıya dalıp gidiyor aklım!
koyu renkler kaplıyor gözlerimi,
bir köprü, sinsi melunlar yolunda,
şerit şerit çizdim yargılarımda!
savcı, şahit yok savunmalarımda,
ömür biçtim, divân kapılarında !
redd-i mesûl, göğsümde yara bere,
Büyük bir bahçedir bu dünya.
Kadın ise, bahçede bir çiçek!
Kimi tazeyken koklanır, dalından..
Solar kimi de, hiç koparılmadan!
Gezinip durur arı, bu büyük bahçede.
elalem bıkmış, sonu görünmeyen arsızlardan
nasıl kurtulur insan, nasıl kaçar iftiradan?
kimisine ima hoş gelir, kimisine sema!
kimisine imla zor gelir, kimisine mana!
kıvılcımlar çıkar, yerden sökülen kayalardan.
acelem çoktu zamanım daraldı
bedenimde toprak suyla karıldı
bana çıkan yola dostlar katıldı
çok geçmedi ilâm hemen asıldı
ne varsa dünyada kefen sarıldı
ben bir saatin zincirine
o saatin akrebine, sillesine
yelkovan ve zehirine aldanmışım !
belki bir daha aynı zaman gelir diye
yas tutup ağlanmışım !
şerbetin suyuna eklendi rutubet kokusu
kokan ahşaptan geriye senden eser neler var?
dokunan ilmekler boyandı köknarın tozuyla
tozan esbaptan geriye senden eser neler var?
Bir rüya gördüm
dün gece..
Pembe ile mavi
birbirine karışmıştı!
Aylardır yaşadığım
kanlı kabuslardan sonra
daha kapının önünden
uzaklaşmadan
saçından bıraktığın tel,
odamda aldığın nefes,
lavanta kokulu yürüyüşün
ve yere düşünce
Üzgün ve isteksiz kahpe histeri.
Sabırsız inat ama garip rastlantı.
Biraz kırgın moral bozukluğunda.
Mesafesi uzak bildiğim sözler..
Sevgisiz eleştiriler bir dağ kadar.
Çok yönden yıkılmış dünyamda..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!