katman katman sır olsan, vah sır olsan
taş taş örülmüş surlar arkasında.
yine de bulur seni korktukların,
araya araya mecnun misali!
diyar diyar yol gitsen, vah bir kaçsan
yüzünü yere kapatmış, parmakları titriyor
hayallerinden kaçıyor, zihninden korkuyor!
geçmişin esintisi dizlerinin bağını çözüyor...
gerçeği seçti, gerçeğin acısına katlanmayı
dünün yalnızlığıyla bugünün dansına rağmen!
düşünceler, iliklerinde yuvalanmış ıssızlığı,
Senden her ayrılışımda,
dolmuş gözler bırakıyorum arkamda.
İstanbul;
Kaderim yazıldı, sıkışık sokaklarında..
Yine bir ayrılış akşamında,
Biraz öyle istedim,
Beklemenin zorluğunu yaşamak..
Biraz da özendim doğrusu!
Yaşadığım yıllara inat..
Ne kadar korkutsan da
varsın bulunmasın cesedim
cenazeme omuz konulmasın..
ağıtlar yakılmasın düşüncesizce
varsın kılınmasın namazım
selamsız gelen de benim, giden de
varsın sarılmasın, kolum kanadım..
görüyorum seni mavi dalgaların arasında
salacakla aranda sadece kız kulesi silüeti
heybetli beyoğlu gecelerinden yansımıştı
hilal ve yıldız, taşlı sokaklar ise yoldaşındı..
uzun zaman önce gölgende oturmuştum
üsküdar vapuru beklerken, nemli gözlerle
en acı duyguymuş öğrenmek, çok sahici!
rastgele bir fotoğrafa yakınlaştığında
daha öncesini bilmediğini anlıyorsun
gizli kalmış, araya sıkışmış aksiyonları..
kahpeliği sindirmeye çalışıyorken bile
kahrından hayata direnmeyi öğreniyorsun!
Aşık olup da;
Kırmızı gülü koklamaz mı?
İnsan olan!
Dikeni batmaz mı hiç?
ellerine!
yeşil yapraklar döken büyük ağaçlar altında
kahverengi söyleşiye içten gıpta ediyordum..
sakindim, çevremde olan bitenleri izliyordum
olabildiğince dikkatimi çekiyor olsalar da
dallara tünemiş tiksindirici kargaların sesleri
ve onlara sayıp duran ihtiyarların endişeleri..
bilmiyordum emirganın
bu kadar soğuk olduğunu
dillere destan lalelerin
bu kadar çabuk solduğunu..
bilmiyordum
mavinin üstündeki yakamozun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!