beyazdık
sokağın akan hayat korosuydum kapında
eylüle güvenmezdim hiç
güvenmiyorum hala
saçların dilek ağacımdı
her teline gözlerimi yumup
Devrimci Düz Ve Açık
yeryüzüne küsmedik kaşları bitişik sevgilim
gökyüzünden kendimize umutlar yarattık
ilişkilerimizde düz açık devrimci ağladık ağlaştık
hiçbir şarkıya benzemeyecek sesimiz
göğü çağırırken acılarımıza
toptan yalnızız ya
denizler aşmak için başlangıç olacak
bitişimiz...
şimdi ayak bastığımız karaya
yaralandım son kez
oldum tek yaralı
yaralandım sana
karalıyım milyon tez
soldum pek karalı
haberliydim tortusundan kimsesizliğinin
ben tek ihanetimi bile senin için yaşadım
yalnızlığım affetmedi beni hiç
senin için bir tek yalnızlığıma ihanet ettim
sürek avında ahmak ıslatanlar peşimsıra
sırtımdan vuruldum yıldırımlarca kuzgunlu
saklıydı yüzün ellerin gözlerin kirpiklerin her şeyin
demek ki yaşam
anımsayışların ıslaklığında yüzen bir sandalımız vardı
ben hep miçoydum uslanmaz aptal serseri
sandalımız dediğime aldanma isteklerimiz
kaçırılmış zamanın geriye dönüşsüzlüğü
beni bırak
gözlerin hep yanımda nasıl olsa
beni bırak
gözlerin peşimi bırakmaz nasıl olsa
aha bak
anladın sanırım
ağaçlara başlayınca o dalgın umarsızlık
herşeyim sen
yapraklar mı döküldü
saçlarındır yapraklarım
tel tel bir hayal ormanı
bir yazının ilk harfi kadar özelsiniz çaresiz
bir şiirin ilk mısrası kadar aydınlatıcı
şarkıda seslerin sustuğu nokta bir nefeslik sizi sevmek
yüreğim çello siz yay okşayan ruhumu




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.