şehirlere akşam ağlamaklı inerdi
kimseler duymazdı bekleştiğimizi bilmezlerdi
daha çocuktu ölmeyi bilmek ve göğün sarsıcılığı
güneş kendi kabuğuna çekilirdi kıt kanaat
limon ağaçlarının arasından sızan bir ışık gibiydi
saçlarının nefesimde kalan tortusu
sınıfın en güzel kızı
yoklama fişinde sen numaranla iç kanatıcı ağlatıcı
geç kağıdında
ben
uykusuzluğa mahkum tembel teneke
sen keman çalmayı isterdin sokak sokak
dallarım çıplak üşürken keskin çırpınırdın içimde
kanatların kanatırdı oramı buramı bilsen zor öpüşmek
seni bırakıp toprağımı yurt edinemiyorum için için
yurdum seni sevmenin bana verdiği bu telaş tavşan uykusu
görüş günü neşesi kirpiklerinde kırgın sevişme yoğunluğu
kaldırımlar dar gelirdi ikimize yollara taşardı sevincimiz
geçmiş kış bulutları
liseli umarsız
yollar yapışır ayaklarıma
saçlarım taralı sana
gözucuyla yakalamak hayatı o sen
baktığım bakımsızlık ulaşmasız ellerim
bırakamam hayata ait olamadım çünkü
bırakamam sensizliğin eskimiş şehir tutkusunu
olamam mutlu değilim aptal bulanamayanın bulunuşunda
ayrılık siyah bir deniz akşamında sahil yolu hüznü
çok yıldızlı gecelerde ölelim samanyolu gülen gözlerle
ölelim yaşar gibi dudaklarımızda yangınlar sönüşü
kaybettiğim arkadaşlarımda solgun bir fermandı ömür
donmuş kan karasıydı geceler hep ağustos kararsızlığı
eylülde ayrılırdık hep daha bir dürüst olurdu ağaçlar
dünyaya sorumluyduk sanki kendimizden öte
ayrılıktan yana herşey ölüm tarafsızlığı
kavşaksız sevmeyi öğrenince
adsız ağlamaya da razı yürüyüşüm
uyuşuk ağaç tortuları paçalarımda
seni sevişimi tatsın diye
sular topladım
yedi iklim köklerine
soğuktum
zaman kadar evimdi akşam
müziksiz
sensizliğin huysuz çıtırtısı kıskanç
sessizlikse çekemez hiçbir paylaşılmazlığı
ince
ellerin açık yeşildi geçtiğimiz son iki ay
yüzünün yerindeyse acılarım var
gidişinle anlaşır...
şiirin körleştiği sözcüktesin
yüreğim maden ocağı




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.