gece korktu ayrılığımdan
aykırı
ev demek aklımda oluşundu
aklımdaki sene kiracıyım canımla
ve an an parça parça
bana baktığın zamandır hayat
Bir karga bir martı bir karga bir Mart'ı
Çınarlar rüzgarla kırıştırmak için sırada yaprak yaprağa
Kimbilir neler dönüyor aydınlık Temmuza inat
İçleri karanlık odalarda
Yazayım da çıksın foyaları ortaya
Küçücük bir pencere altı bahçesi gibi
dehşet verirdi kımıldayışı
kır çiçeklerinin
tenime boğuk renkle dolanık saçların
alıp götürdün de gençlik gelinciğimi
kıstın ardıma varlığını
sarsık
Farklı Anımsa...
İkimize de aynı yönden esiyordu rüzgar
Kasaba hayallerine de alıș kındık
Maceraperest de olmadık hiç
ayrıldığımız o tozlu ağustosu
sarı sapsarı eylül
hazin öykümüz
sabahları sisli sokaklar mahpusluğum gözlerine
yok yüzünün anlamı eylül var yaprakların hazin serenatı
odamda göğe varan bozlak yorgunluğu yalnızlığın eylül
uykularımın arasında serçe sürüleri kesik atardamarım
kuytu uzanışlarda teslim olurdum erken mağlubiyetlere
bozkır harlanışlı güncemde fakir bir duraktı hapsolmak
yıldızların sıcak kanlı serenatına
evlerine koşuşan akşam sefalarında beyaz yalanı ilmik ilmik örmekse
güncelleşmesiydi gölgelere gömülmenin...
yaralıydı bahçe
eski demir kapıya emanet ağaçlar
küsmüşler rüyalarıma
akarsuya güvenen
pazar boşluklarımı da bulamaz oldum
çayın buharında
yollar çamurlu
aralıklı ağaçlar okşuyor seviyor saçlarımızı
üşüyen ellerimizi burnumuzu
“kırmızı ayakkabılarınla şubat’a meydan okurdun…
düşler gerçek olduğu zaman üşümem” derdin




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.