İzzet Bilici Şiirleri

18

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

İzzet Bilici

Bir ağızdan kaç ayrılık işitebilir insan?

-bir yaşama kaç yalnız gün sığıdırırsa insan.

Kaç defa ölümüyle kutsanır bir ölümsüz anka?

Devamını Oku
İzzet Bilici

Pencerini açık tut kadın
Şahidimdir 16 kilometre atmosfer
Havaya kattığım ipil soluğumla,
Nefesimde doymuş bir özgür kadın yani sen
Seklavi atıyla umudun gökyüzünü arşınlıyor
Görüyor musun ismini zikretmiş serin sular selamlıyor zap yatağını

Devamını Oku
İzzet Bilici

Bugün sana değip öyle gideceğim çocuk'luğum. Bir mevsim getireceğim sana
Kısa bir baharın tekleyen türküsü yalancı güneş yalımı
Elimde asam zindanımda kötü, evcil ve uysal.
Hasımlar şimdi orman diplerinde
Karnı aç tilkimsiler çiceğe cellat tırtıl, kozası içinde
Ve gün be gün göğe milim varanda vefasız çiçek

Devamını Oku
İzzet Bilici

Talihsiz zamanda ekildi fideler
Ay geceyi terkeylerken müteessir karanlık kucakladı ruhları
Ve insanoğlu,
Yağan yağmurda gözyaşı akıttı toprağa
Hasretin hıncına,
Çaresizliğin kahrına...

Devamını Oku
İzzet Bilici

Islak yorganını çekmiş ağaçların üstüne
Damdan düşer gibi davetsiz gelen akşamlarda
Hasreti kuzeyedir yosun kümelerin.
Oysa bilinmezdir kimi bekledikleri
Aralarına karışıp çivilenmişsem bir ağaç gövdesine,
Ve komşu olmuşsam derisinden kabarcık çıkan bataklığa,

Devamını Oku
İzzet Bilici

Bir çocuk masalı seslendir gecelerinde
Tebessumlerin kırmızı balonlar gibi uçsun yüzünde
Beton binaların tozlu yolları geçmesin zihninde
Ve solumasın bu havayı kötülük ve savaş içinde
Sadece sevdan güneş olsun kabarsın yüreğinde.

Devamını Oku
İzzet Bilici

Bir kadın oturacak yan masada. Yanmış yanlarını öpecek tırtıllar
Sen sadece hayat göreceksin orda. Ademin kaburgasına yabancı bir lilith diye söyleneceksin sessizce
Kara diyeceksin zemheri bulutlarında pencerene dökülen ergen kızların bahtına
Gel azad et, sol kafesimde kırlangıç atışlı bir esir var diyeceksin içinden
Ama O, yerinden hiç kıpırdamayacak

Devamını Oku
İzzet Bilici

Yanıma gel,mefhum ruhumun eşiğinde kal
Yoruldun benim gibi, bunca himmetin altında gönüllerin hilesinden biliyorum
Suçlu şu yıllanmış bulutlardan damlayıp ruhumuzun çatlaklarında süzülen yaşlardır
Bundandır bilincini yitirmiş suskunluğumuz
Düşün ki sevr mağarasının sessizliğidir örümcek ağına takılmış
Çekip gidememiş sen Zinê'nin türküsünü söylemeyince

Devamını Oku