İzzet Bilici Şiirleri - Şair İzzet Bilici

İzzet Bilici

Ben bir istasyonda raylarla birlikte paslanmış en genç haliyim yaşamın. Sonsuza kadar hiç büyümeyecek ve ordan hiç gitmeyecek biri.
Parçalanmışım, ne ara o sevdaya nüfus olmuşum, kendimi yalnızlığın önüne atmışım, bilmiyorum.
Ben tarihi yanlış atılmış bir tren biletiyim.

Bugün sana uğrayıp öyle yol alacağım çocukluğum.
Bir mevsim getireceğim sana

Devamını Oku
İzzet Bilici

Bekle az daha,
Kesilsin acının boğuk iniltileri,
Tepede belirsin sarı güneş ve içimizdeki mavi vursun gökyüzüne,
İşte o zaman beraber gideriz.

Devamını Oku
İzzet Bilici

Bitmek bilmez bir nezleden kalkıyorum
Bir patolojik vakanın tam ortasında yeminlerim yumruğunu sıkıp uzaklara bakacaklar yine
Yüklenecekler at sırtlarına
Yüklenecekler kıyı köşe
Vargüçleriyle
Kasaba ve köylerden

Devamını Oku
İzzet Bilici

Beynimde hürriyet düşkünü köleler demir parmaklıkları dişlemekte
Üç vakit arasında
Seni görmüş ve saçlarını seyretmiş bir tarihe danışıyorum, yırtık, yamalı, eski tabiatıyla
Şakaklarım sızlıyor
Taşıdığımı düşürüyorum gün boyu
Ve üç vaktin sonunda

Devamını Oku
İzzet Bilici

Yağmur yağmıyorsa ve akşam vakti değilse
Bu şehir düşebilir
Siluetler sanrılara, sanrılar şizofreniye dönmüşse
Tırtıllar yanmış yanlarımızı öpebilir
Al işte göze göz dişe diş!
Yine yenilmişsek

Devamını Oku
İzzet Bilici

Uçurum kenarında bir kuşburnu
Darağacı sabah selasında
Halk sofrasında fransız giyotini
Ve ortaçağ cadısı için
Aziz Sebastian'ın yağlı kazığı
Bir bezmişin son gayreti

Devamını Oku
İzzet Bilici

Aniden kendimi bir trende uyurken buluyorum. Yşadığın kente nasıl geldiğimi, bir bankın üstünde seni nasıl beklediğimi görüyorum. Sonra kendimi kâinatın en çıkmaz yerinde kaybediyorum hebhınark. Bir daha kendimi bulma zahmetine giremiyorum

Yine balık yakalıyorlar, yine şarkı söylüyorlar
Sohbet ediyorlar sahil boyu
Hiçbiri anlamıyor seni
Kendi rızkını arıyorlar söz öbeklerinde

Devamını Oku
İzzet Bilici

Alnını avuçlarına almış bir gözyaşıdır gece!
Karanlıktan başka kimsesi olmayan bir sarılma hayali, ketun bir acı, töretanımaz bir eşkiyadır
Kenti ayağa kaldırmış ama bir sığırcığın sesine yenik düşmüş görkemli bir öfkedir
Bir kapının eşiğidir
Islak bir elmacık kemiğidir gece!

Devamını Oku
İzzet Bilici

Hatırlayalım...
Günde üç öğün, beş vakit, kırk tapınmada!

Kelebekler güzeldi.

Devamını Oku
İzzet Bilici

Yatağımla
Çekmecemle
Daha kendine bile açılmamış penceremle inliyorum
Geriye korkunç bir osuruktan gebe, gürültülü bir yalnızlık festivali
Gel de sığdır gözlerine
Betonlar yıkılır bak

Devamını Oku