İstanbul'u Dinliyorum

Orhan Veli Kanık
147

ŞİİR


718

TAKİPÇİ

İstanbul'u Dinliyorum

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları
..........
..........

Orhan Veli Kanık
Kayıt Tarihi : 3.6.2000 05:34:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ecrin Naz Aşcı
    Ecrin Naz Aşcı

    Devamı nerede ya bunun

  • mynameisEXO_L EXO King diye okunuyor
    mynameisEXO_L EXO King diye okunuyor

    Abi anlamıyorum böyle şiirler yazıp ünlü olanları bu şiir çok sıradan Sadece şiir için değil mesela Ömer Seyfettin...nerde anlaşılmayan az satan sıkıcı kitap varsa hepsini ödüllendirdiler. Yhaa lanet girsin yaa! Bende yazar olucam reis yaaa

  • Bir Meçhul
    Bir Meçhul

    Artık bunca şiir okumamdan sonra sınavda Edebiyat bölümünden çakarsam affedin beni reyizler. Öyle bir şeyin olması durumunda yüzümü yere eğer ve bakamam, fakat sizlerin dizeleri ve sözcükleri orada, aklımda, kalbimde ve içimde değerli bir yer edinmiş olarak hep kalacak.
    Şuanda yazacak olduğum şiirim de sınava girecek olan ve bunu okuyacak olan bütün öğrencilere gelsin;

    Zaman bir rüzgar gibi geçerdi
    Tıpkı poyrazın soğuk, üşütücü etkisi gibi
    Hissederdim parmaklarımda ve damarlarımda onu tüm yoğunluğuyla
    Önümde bakıştığım bu sorularla, cevapsız bekleyişlerle

    Önüm, arkam, sağım ve solumda hareketlenmeler
    Duyumsadığım birer arka plan efekti idiler.
    Dikkatim içimde yittiğinde ve zaman düşüncesi aklımı ele geçirdiğinde
    Saatin akrep ve yelkovanı, iki gözüme birden saplanan sivri birer oka dönüştüler.

    Saatin tik takları karışırken göğsümde atan kalbimin sesine
    Bilirdim ki geçen süreler bir daha geri gelmeyecekler
    Onlar, yitip giden geçmişin birer parçasına dönüştüler
    Rüzgardan geriye kalan birer sönük sesten ibarettiler.

    İnce kalemimin sayfalarda her gezinişinde
    Yüreğimde de birer birer çizikler oluşurdu
    Sessizliği bölücü bir etki gibiydi adeta
    İçime bazı rahatsızlıklar kondururdu

    Zaman geçiyordu tik taklarla
    Zihnimde yarattığım hayali seslerle
    Zonklayan başım ve uyuşan ayaklarım
    Aklımın ürünlerinin birer kölesiydiler
    Kaçamayan birer tutsak idiler, kurtulamadıkları bu rahatsızlığı hissedenler.

    Kalemimin ucu kütleşti her cevapla,
    Sessizlik arttı derin, boş bir kuyuda
    Bütün düşünceler birikti aklımda
    Fakat hatırlayamadım.









  • Ebuzer Özkan
    Ebuzer Özkan

    NEREDEN BİLECEKSİN OĞUL
    Sen hiç heybenin gözünde bebek gördün mü?
    Görmedin ki oğul nereden bileceksin,
    Yemlik ile ekşimen yufkana dürdün mü?
    Dürmedin ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Ayran ettinde bulgur aşına kattın mı?
    Dambaşında yıldızlar altında yattın mı?
    Kuyulardan su çekip bir de taş attın mı?
    Atmadın ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Yakalık takıp da siyah önlük giydin mi?
    Koyun kuzu sesi bir arada duydun mu?
    Azığına soğan ile katmer koydun mu?
    Koymadın ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Sap içine yatıp sabah düven sürdün mü?
    Yırtık pantolona parça yama vurdun mu?
    Kağnıya sapı geriye samanı sardın mı?
    Sarmadın ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Dambaşında yuvak çekip bulgur serdin mi?
    Dilenciye bir bardak soğuk su verdin mi?
    Vesvesesiz hakkın huzuruna vardın mı?
    Varmadın ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Çimento kağıdıyla kitap kapladın mı?
    Ağaca çıkıp badem, kiraz topladın mı?
    Tarlada ananatı sapa sapladın mı?
    Saplamadın ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Karabaşa sabahtan yalını döktün mü?
    Kuyunun başında bekleyip su çektin mi?
    Buğday arpa elin ile saçıp ektin mi?
    Ekmedin ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Sen bilmezsin sırtımıza yağan yağmuru,
    Sabah ezanı kalkıp yoğrulan hamuru,
    Sen bilmezsin ki ayaklardaki çamuru,
    Görmedin ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Fistan giyipde hiç ilkokula gittin mi?
    Sünger yapıp serçelere taş attın mı?
    Arabaşını hiç çiğnemeden yuttun mu?
    Yutmadın ki oğul nereden bileceksin,
    **
    Tezekleri sıra sıra dama dizdin mi?
    İki bayram da el öpmek için gezdin mi?
    Oturup da hiç asker mektubu yazdın mı?
    Yazmadın ki oğul nereden bileceksin.
    **
    Yağmurdan sonra gökkuşağına koştun mu?
    Heybende testi ile dağdan dağa aştın mı?
    Koyun yoğurdundan Tulum ayran içtin mi?
    Içmedin ki oğul nereden bileceksin.
    **
    Şair Ebuzer ÖZKAN

TÜM YORUMLAR (185)