Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Magillerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.
Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
Bir limanda, büyük ve beyaza.
Mercan adalarda bir limana.
Beyaz bulutların ardından
Gelse altın ışıklı bir yaz.
Doldursa içimi orada
Baygın kokusu iğdelerin.
Bilmese tadını kederin
Bu her alemden uzak ada.
Konsa rüya dolu köşkümün
Çiçekli dalına serçeler.
Renklerle çözülse geceler,
Nar bahçelerinde geçse gün.
Her gün aheste mavnaların
Görsem açıktan geçişini
Ve her aksam dizilisini
Ufukta mermer adaların.
Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş!
İller, göller, kıtalar asmak.
Ne hoş deniz dolaşmak
Düşünceler gibi başıboş.
Versem kendimi bütün
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an güzelliğine
Kuşlar gibi serseri ömrün.
Kayıt Tarihi : 24.08.2000 16:00:00
Şiiri Değerlendir
© Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık




Ve gara gidip yolculuğa açılmak düşüncesi aklıma takıldı.
Akşama açılmak şafağa toplanmak üzere.
Bir mahşer günü bir şafak anı...
Akşam bu dünyada akşam ikindiden sonra.
Şöyle sırt üstü
Yatsam diyorum
Gözlerim arşta,
Ruhum bambaşka bir diyarda.
Dalsam hayallere
Akıp gidecek kederim
Biliyorum...
Şimdi sen de
Hadi oradan be diyeceksin
Kulağımın dibinde...
Ben de
Kozasında sevdasını bulmuş
Bir kelebek gibi
Tüm ömrümü
Birazcık uçmak için
Versem diyorum...
Kardeşim, Şiirin neresinden baksan dökülüyor.
Ne başlık başlığa benziyor, ne serbest vezne
benziyor, ne heceye benziyor. ne uyak beli, ne
redif belli? Ayrıca bazı kelimeler mükerrer
kullanılmış? Kelime ve cümleleri harmutlayıp
her gelen aşuresine çevirmiş?
gene bu nedenlerle hala okunuyor ve hep okunacaktır bence büyük usta şairimiz
Aziz ruhuna saygı ile.
TÜM YORUMLAR (51)