Açık Deniz Şiiri - Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal Beyatlı
45

ŞİİR


225

TAKİPÇİ

Açık Deniz

Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum;
Her lâhza bir alev gibi hasretti duyduğum.
Kalbimde vardı 'Byron'u bedbaht eden melâl
Gezdim o yaşta dağları, hulyâm içinde lâl...
Aldım Rakofça kırlarının hür havâsını,
Duydum, akıncı cedlerimin ihtirâsını,
Her yaz, şimâle doğru asırlarca bir koşu...
Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu...
Mağlûpken ordu, yaslı dururken bütün vatan,
Rü'yâma girdi her gece bir fâtihâne zan.
Hicretlerin bakıyyesi hicranlı duy
..........
..........

Yahya Kemal Beyatlı
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Menderes Austa
    Menderes Austa

    Bazen gündüz ortasında gece olur dünyam
    Bir ben …bir sen kalırız
    onca kalabalıkta
    kulaklarım duymaz, sesinden başkasını
    gözüm görmez, karanlıktayım bir ışık yok
    Aydınlığına….. susadım

    Ne senden önce gördüm ilkbaharı
    Ne senden sonra gördüm
    Kış oldu…kar yağdı….üşüdüm sensiz
    Yaz oldu…sıcaktan… kavruldum sensiz
    Zaman artık hep sonbaharda
    sıcaklığına…susadım

    Bir fırtınada alır sürükleri deniz ortasında beni
    Sensiz Alabora oldum çırpınıyorum
    Ben bende değilim artık
    Bir kurtuluşum yok
    Sığınacak tek limanımsın
    Sular içinde sana..…. susadım

    yolda bir köşeyi bir dönsem bir girdaptayım
    Nereye gitsem..nereye koşsam
    Bütün yollar sana çıkar
    Nereye baksam seni görürüm
    senden gelip …..ben Sana giderim
    bir kılavuza ….susadım

    şarkılara güfte olur
    seni söyler bütün şarkılar
    sana yazılırsa, bir anlamı olur şiirlerin
    sana söylenir bütün sevdalı sözler
    bir aşk romanı seninle başlar, seninle biter
    bir güzel sözüne…. Susadım

    hangi yağmur ıslatır dudaklarımı
    hangi rüzgar serinletir içimi
    hangi güneş yakabildi senin kadar
    hangi deprem yıkabildi beni
    yokluğun kadar.
    Hasretine …susadım

    İçimdeki Toprağa ektim aşkını
    Sen öldürdüm sandın
    Ben büyüttüm özenle
    Gözümden sakındım
    Kimseler bilmedi.. Kimseler görmedi
    Sen bende kaldın …sen bilmedin
    Sevdana …susadım

    doya doya içsem abı hayat suyunu
    yine de kandım diyemem
    bir sahra çölü ki yanar içim
    mecnunum leylasını arayan
    aşkına…susadım

    29 Eylül 2012

    Menderes ALİUSTA

  • Neris Bahar
    Neris Bahar

    Şairin bu şiiri 15 senede yazdığı ve ' Bir gün dedim ki 'istemem artık NE YER, NE YAR! ' ' bölümünün Abdülhak Hamit'in Makber'indeki 'Eyvah NE YER , NE YAR kaldı' bölümünden esinlenme olduğu da söylenir.

  • Neris Bahar
    Neris Bahar


    ' Gittik , bahs açmadık dönüşten '

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan

    bir devrin değerli şairiydi ama sonraki devirlerde ışık tutan saygın bir şairdi o.

  • Eren Taşdelen
    Eren Taşdelen

    düşlerce: saygıyla anıyoruz namık cem
    sinyali: şiirimizin çınarlarından....söz haddimize değil
    Aşık Balkari: Trafo nedir? Trafo elektirik akımını hem toplayıp hem dağıtan bir aygıttır.Yahya Kemal ile ilgili kaleme alınan bir makalede onun bir trafoya benzetildiğini okumuştum.Yani eski ile yeni, geçmiş ile gelecek, doğu ile batı gibi zıt kutupları birleştirici özelliği ile Türk şiirinin merkezinde yer aldığına ilişkin bir saptama. Kuşkusuz bunun Yahya Kemal’in dil, şekil, söyleniş gibi divan şiirindeki malzemeyi alıp günümüze taşıması ile ilgisi olduğu kadar; yaşadığı dönemde ülkemizin ve ulusumuzun içinden geçtiği serencamın, büyük değişim ve devrimin de rolü vardır. Şiir araştırmacıları son ikiyüzyıllık serüveninde Türk şiirinin iki ana damar üzerinden geliştiğini ve günümüze geldiğini kabul ederler.Birincisi Şeyh Galip, Ahmet Haşim, Behçet Necatigil, Necip Fazıl, Asaf Halet Çelebi ve günümüzde Hilmi Yavuz’a kadar gelen içe dönük ve kapalı kendini kolay kolay ele vermeyen ekol; ikincisi Nedim , Yahya Kemal, Nazım Hikmet,Fazıl Hüsnü Dağlarca, Atilla İlhan gibi şairlerle müşahhas dış dünyaya dönük, kısmen baskın ve hedonist şiir. Kişisel kanaatimce o bilgili, görgülü, iyi eğitim almış bir aristokrattır.Şiirlerinde manzara resmeder gibi bir üslubu var.Osmanlı Türk toplumu Avrupa gibi eski ve köklü bir aristokrat sınıfa sahip değildir.Egemenlik ve paylaşım bütünüyle saray çevresinde geliştiği için sanat ve edebiyatta çoğunlukla bu çevrede gelişmiş, Anadoluda ancak yerleşik düzenle barışık bir halk edebiyatı gelişebilmiştir.Osmanlı’nın yıkılması ve cumhuriyetin kurulması ile genç kalemler garipçiler vesaire edebiyatımızda da bir sıçrama, bir inkişaf gerçekleşmiştir.İşte Yahya Kemal bu geçiş döneminde bir nevi geçmişle köprü işlevi görmüştür.Bu yönden trafo benzetmesi isabetlidir. Kendisi her ne kadar çağdaşı Ahmet Haşim, Nazım Hikmet, Orhan Veli, Yakup Kadri, Halit Ziya, Oktay Rıfat gibi şair ve edebiyatçıları beğenmekte imtina etse de bendenize göre ilk üçü kendisinden çok daha büyük şairlerdir. Açık deniz şiiri de klasik Yahya Kemal şiiri özelliklerini taşıyan bir güzellikle arz-ı endam etmektedir.Son dönem Osmanlı’nın kadük aristokrasisinin parlayan yıldızıydı ruhu şad olsun
    Nazır Çiftçi 2: Bir şiir yazıp okuyucusu ile paylaşmak çok güzel bir duygu. Rahmetli yazarın AÇIK DENİZ şiiri bir yerden bir yere yolluğu çok çok şahane anlatıyor Beyitleri o kadar çok uyumlu ve şiir bir bütünlük içindeki ritmiyle çok anlamlı.Böyle değerli bir şiiri okumak okuyucusunu vesveseden kurtarır ve halis duygular sahibi yapar. Beğenerek okudum. Saygılarımla.
    Yavuz Said: Yahya Kemal'in şiir söyleyişte takip ettiği lisan anlayışını tek makalede ifade etmek mümkün değildir.Şu bir kaç madde kendisinin Türkçesini meydana getiren anlayışın hülasası sayılabilir. 1.Şiirde yaşayan Türkçeye girmemiş hiç bir yabancı kelime kullanmamak. 2.Yaşayan Türkçeye girmiş arapça ve farsça kelimeleri bizim verdiğimiz ses ve mana içinde Türkçe kabul etmek. 3.Türkçede cümleye verilen mimariye sadık kalmak. 4. Şiirde ritmin lisan haline gelmesi demek olan halis mısrayı bulmak ve böyle mısralardan oluşan manzumeyi ilk mısradan son mısraya kadar yekpare bir ritm halinde terennüm etmek.Böylelikle şiiri nesre zıt bir tarz haline getirmek 5.Sonuç olarak yahya Kemal'in şiirinde göze çarpan şey ' Türkçe duyuş' ve bu duyuşu Türkçe deyiş halinde kalbetmektir. ve buna kendisinin verdiği örnek mısralar ; ' Çok sürse ayrılık aradan geçse çok sene Biz sende olmasak bile sen bizdesin yine' - Kaybolan Şehir ' Lakin az sonra leziz uyku bir encama varır Hilkatin gördüğü rüya biter,etraf ağarır Som gümüşten sular üstünde giderken ileri Ta uzaktan şafak bir bir açar perdeleri' - Deniz Türküsü ' Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde' - Rindlerin Ölümü Mülakat : Nihat Sami BANARLI -Türkçenin Sırları

    3.seviye bilinmeyen

  • Namık Cem
    Namık Cem

    saygıyla anıyoruz
    namık cem

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    şiirimizin çınarlarından....söz haddimize değil

  • Orhan Balkarlı
    Orhan Balkarlı

    Trafo nedir? Trafo elektirik akımını hem toplayıp hem dağıtan bir aygıttır.Yahya Kemal ile ilgili kaleme alınan bir makalede onun bir trafoya benzetildiğini okumuştum.Yani eski ile yeni, geçmiş ile gelecek, doğu ile batı gibi zıt kutupları birleştirici özelliği ile Türk şiirinin merkezinde yer aldığına ilişkin bir saptama.

    Kuşkusuz bunun Yahya Kemal’in dil, şekil, söyleniş gibi divan şiirindeki malzemeyi alıp günümüze taşıması ile ilgisi olduğu kadar; yaşadığı dönemde ülkemizin ve ulusumuzun içinden geçtiği serencamın, büyük değişim ve devrimin de rolü vardır.

    Şiir araştırmacıları son ikiyüzyıllık serüveninde Türk şiirinin iki ana damar üzerinden geliştiğini ve günümüze geldiğini kabul ederler.Birincisi Şeyh Galip, Ahmet Haşim, Behçet Necatigil, Necip Fazıl, Asaf Halet Çelebi ve günümüzde Hilmi Yavuz’a kadar gelen içe dönük ve kapalı kendini kolay kolay ele vermeyen ekol; ikincisi Nedim , Yahya Kemal, Nazım Hikmet,Fazıl Hüsnü Dağlarca, Atilla İlhan gibi şairlerle müşahhas dış dünyaya dönük, kısmen baskın ve hedonist şiir.

    Kişisel kanaatimce o bilgili, görgülü, iyi eğitim almış bir aristokrattır.Şiirlerinde manzara resmeder gibi bir üslubu var.Osmanlı Türk toplumu Avrupa gibi eski ve köklü bir aristokrat sınıfa sahip değildir.Egemenlik ve paylaşım bütünüyle saray çevresinde geliştiği için sanat ve edebiyatta çoğunlukla bu çevrede gelişmiş, Anadoluda ancak yerleşik düzenle barışık bir halk edebiyatı gelişebilmiştir.Osmanlı’nın yıkılması ve cumhuriyetin kurulması ile genç kalemler garipçiler vesaire edebiyatımızda da bir sıçrama, bir inkişaf gerçekleşmiştir.İşte Yahya Kemal bu geçiş döneminde bir nevi geçmişle köprü işlevi görmüştür.Bu yönden trafo benzetmesi isabetlidir.

    Kendisi her ne kadar çağdaşı Ahmet Haşim, Nazım Hikmet, Orhan Veli, Yakup Kadri, Halit Ziya, Oktay Rıfat gibi şair ve edebiyatçıları beğenmekte imtina etse de bendenize göre ilk üçü kendisinden çok daha büyük şairlerdir.

    Açık deniz şiiri de klasik Yahya Kemal şiiri özelliklerini taşıyan bir güzellikle arz-ı endam etmektedir.Son dönem Osmanlı’nın kadük aristokrasisinin parlayan yıldızıydı ruhu şad olsun

  • Nazır Çiftçi
    Nazır Çiftçi

    Bir şiir yazıp okuyucusu ile paylaşmak çok güzel bir duygu. Rahmetli yazarın AÇIK DENİZ şiiri bir yerden bir yere yolluğu çok çok şahane anlatıyor Beyitleri o kadar çok uyumlu ve şiir bir bütünlük içindeki ritmiyle çok anlamlı.Böyle değerli bir şiiri okumak okuyucusunu vesveseden kurtarır ve halis duygular sahibi yapar. Beğenerek okudum. Saygılarımla.

  • Ünal Akbulut
    Ünal Akbulut

    Yahya Kemal'in şiir söyleyişte takip ettiği lisan anlayışını tek makalede ifade etmek mümkün değildir.Şu bir kaç madde kendisinin Türkçesini meydana getiren anlayışın hülasası sayılabilir.



    1.Şiirde yaşayan Türkçeye girmemiş hiç bir yabancı kelime kullanmamak.
    2.Yaşayan Türkçeye girmiş arapça ve farsça kelimeleri bizim verdiğimiz ses ve mana içinde Türkçe kabul etmek.
    3.Türkçede cümleye verilen mimariye sadık kalmak.
    4. Şiirde ritmin lisan haline gelmesi demek olan halis mısrayı bulmak ve böyle mısralardan oluşan manzumeyi ilk mısradan son mısraya kadar yekpare bir ritm halinde terennüm etmek.Böylelikle şiiri nesre zıt bir tarz haline getirmek
    5.Sonuç olarak yahya Kemal'in şiirinde göze çarpan şey ' Türkçe duyuş' ve bu duyuşu Türkçe deyiş halinde kalbetmektir.

    ve buna kendisinin verdiği örnek mısralar ;

    ' Çok sürse ayrılık aradan geçse çok sene

    Biz sende olmasak bile sen bizdesin yine'

    - Kaybolan Şehir

    ' Lakin az sonra leziz uyku bir encama varır

    Hilkatin gördüğü rüya biter,etraf ağarır

    Som gümüşten sular üstünde giderken ileri

    Ta uzaktan şafak bir bir açar perdeleri'

    - Deniz Türküsü

    ' Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde'

    - Rindlerin Ölümü

    Mülakat : Nihat Sami BANARLI -Türkçenin Sırları

TÜM YORUMLAR (19)