Hiç sorma, kafam bozuk bu aralar…
Teselli etmiyor ne şiirler ne şarkılar…
Deli ediyor beni zamansız ayrılıklar…
Artık senin olsun pembe yalanlar...
Başkası sever, ama ben taparım...
Torunum Peren’e, sevgimle…
Papatyam benim; mis kokulum
Evimizin neşesi, biricik torunum
Rabbimin armağanı, mutluluğum
En kıymetlim; seni çok seviyorum
Ömrün uzun, yılların sağlıklı geçsin…
Sen gönül bahçemde açan en nadide çiçeksin…
Hayat sana istediğin bütün güzellikleri sunsun…
Sen dünya için bir deniz, bir okyanussun…
Henüz birçok şeyin farkında değilsin…
Bir ayrılık şarkısı çalıp söylüyordu...
Hem çalıyor hem de ağlıyordu...
Besbelli ki aşk acısı çekiyordu...
Adeta şarkıyı yaşıyordu piyanist.
Şarkısında vefasız bir sevgiliyi anlatıyordu...
Giderken uğrayamadım sana,
Arayıp haber de veremedim.
Eşyaları toplarken telefonumu düşürdüm;
Aksilik bu ya, senden özür dilerim.
Sensiz hiçbir şeyin tadı tuzu yok,
İçimde anlamlandıramadığım bir boşluk…
Sebebini bilmediğim, geçmeyen bir serhoşluk…
Leylasız çöllere düşen mecnuna döndüm…
Puzzle misali parçalara bölündüm…
Bir puzzle düşün; binlerce parçadan oluşan…
Kara-mara…
Ela-mela…
Çakır-makır…
Yeşil-meşil…
Kahverengi-mahverengi…
Menekşe, mavi…
Teninde toprak kokusu
Gözlerinde aşkın büyüsü
Ben her yağmur sonrası
Sana yeniden aşık oluyorum
Sen benim dinmeyen yağmurumsun
Her gece rüyalarıma giriyorsun...
Saçlarımı tel tel öpüp kokluyorsun...
Parmak uçlarınla tenime dokunuyorsun...
Bir uyanıyorum ki; yoksun!
Her gece rüyalarımı süslüyorsun!...
Eylül’üm; istiyorum ki, ömrümün yaprağı seninle sararsın!
Yüreğimdeki aşkın, bedenimi sarmaşık misali sarsın!
Laleler ve güller ne güzel açmış; bakar mısın?
Üstelik, her çiçek sen gibi kokuyor; koklar mısın?
Lavanta kokulu çiçeğim, bir ömür benimle yaşamaya var mısın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!