Derin sulardadır, balıkçının düşü
Ağlara takıldığında biter, o üşü
Vız gelir rüzgârın iten ivmeleri
Muhteşem olur, teknelerin dönüşü
Deniz kuşları, ortak olur her uğraşa
Geceler ayaz olur gurbette
Nasıl ürperilir gel bana sor
Sen bunları bilmezsin elbette
Nasıl hasretine dayanılır bana sor
Uyuşturur özlem parmak uçlarını
İncil'in gerçek özetidir Barnabas
Kur'an kadar yalın, bir o kadar has
Batı bilinmesini istemeyecek kadar kurnaz
Öğrenmeli müslüman, dili berrak ve beyaz
İncil'in tasdikçisi, Kur'an'ın müjdecisi
Bugün bayrammış, öyle söyledi melekler
Arayanım çok bugün, zincir oldu dilekler
Ruh irkildi, göğüste ki kafeste
Terler birikti, tek atımlık nefeste
Doğumuyla nura boğdu; Bitlis’teki Nurs’u
Üç ay içinde bitirdi; on beş yıllık kursu
Dünyevi ilimlerle donattı; yaşamındaki bursu
Bediüzzaman lakabıyla şereflendi; Sait Nursi
Proje sunmak üzere gelmişti; o, padişaha
Kurşun değseydi iyiydi
Aşkım vefasızın biriydi
Yüreğim yatalak diriydi
Hüzünlüyüm bu aralar
Çöle döndüm, kurağım
İklimi değişti dünyanın, ozon deliniyor
Kıtalar uzaklaşıyor giderek, sona geliniyor
Teknoloji tembeli insan, çare de eriniyor
Okyanus akıntıları işaret, buzlar erirken
Kırıyor güneş aysbergleri, iki kutup uzaklarda
Bu mevsim de geçti, gelmedin
Artık sonbaharda gel
Yağmurla yüklendi bulutlar
Hadi, yağmur düşmeden gel
Karlar kapladı, yüksek dağları
İki saat önce ki yağmurun çamurları yapışıyordu ellerimize
Üniformalarımızı değil, çamuru giyinmiştik üzerlerimize
Gün doğarken geldiğimiz bu cephe de mahsur kalmıştık adeta
Dakikalar sonra gelecek hücum emriyle, Allah ismi inecek dillerimize
Cephe çukuru, sıralanmış askerle dolu, barut kokusu genizlerde
Biliyorum
Aşkın son nefeste hasta
Biliyorum
Melekler bile senin için yasta
Biliyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!