Yalnızlıktan üşüyor, yalnızlığım
Sarkıtlarımdan damlıyor, mecali
Çıt bile çıkmıyor karanlıklarımdan
Bir sürü göz parlıyor ıssızda
Gecenin yalnızlığında
Yarasa kadar sessiz
Tütsülenmiş dik saçlar
Sarı boyalı kaşlar
Bağsız ayakkabılar
Delikli pantolon
Hayatı iki kolon
Fitnelerin çoğalarak, yayılmasını
Haramların meşru helal sayılmasını
Güneşin batı yönünden ayılmasını
Orta Doğu karışıklığını hatırlatır
Ahir Zaman
Özgür bir kuşum ben, uçar giderim
Sevdalar diyarına doğru, açar giderim
Kalbimde ki bu sevgiyi, saçar giderim
Aşkları kanatlarımda ben taşırım
Açık denizlerin kuşu, beyaz albatros
Alma garibin ahını, çıkar aheste aheste
Bir can uçuyor yuvasından, altın kafeste
Yakalayıp perçeminden eritiyor ecel, son nefeste
Bize rahmet et, ey alemlerin sahibi
Taşıdık yıllarca, bu dünyanın yükünü
Allah’ım
Sen, evvelsin hem de ahirsin
Şefkat ve merhamette mahirsin
Allah’ım
Sen, gönüllere sultan, başa taç
Yürürken,
Titremesin ayakların.
Ağlarken,
Solmasın yanakların.
Konuşurken,
Kurumasın dudakların.
Türkün tarihsel derinliğidir, at
Vazgeçilmez geleneksel sanat
Yazgısını birlikte taşır, süvarisinin
Yiğitliğe eşdeğer ölçüdedir, at
Bozkırları aşıp kattı; tozu dumanı
Hiç bu kadar heyecan vermemişti, aşk
Ve hiç bu kadar kabarmamıştı, yüreğim
İşte havaalanının zemini
Ve işte sevdamın yemini
İşte tam karşımda beni sana götürecek uçak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!