Gelişinle kalplere güneş doğdu
İslam Âlemi nur’a gark oldu
Amel heybeleri, sevapla doldu
Yine gel Ramazan, yine bekleriz
Sen giderken, cümlesi affedilecek
Güneş için ağla gözlerim
Karanlık çöktüğünde
Geldi yine, çökmesini beklediğin karanlık
Sabah için umut ektiğinde
Her renge boyanır duvarlar
Yine yol göründü, başka sevdalara
Azık torbam sırtımda, vurdum dağlara
İhanetler zincirde, ayağımda pranga
Yine yol göründü, görünmez sabahlara
Yine yol göründü, yaban şehirlere
Rabbim, bu vatan kimin? Burası kimin ülkesi
Yabancı bildi beni, hor gördü; laikliğin ilkesi
Bir yanda siyasi hüküm, bir yanda postal gölgesi
Karışırdı namazıma, Yirmi Sekiz Şubat'ın lekesi
Dilimdeki dua, postmodernizmin fikrine battı
Yol
Yürek hasretlerin derinlerine iner
Gurbette ki acısı üst üste biner
Ve özlemin kokusu üzerlere siner
Yol, bekleyenleri varsa güzeldir
Sen gittin ya, buralardan
Rüzgâr hiç böylesine esmemişti
Yağmur, kudurmuşçasına
Hiç böylesine kendinden geçmemişti
Gidişine üzülen bir tek ben değilim
İşte rüzgâr, işte yağmur
Toprağın zerresinden, güneşe
Yeşeriyor gülümseyerek, gülüm
Ve ufkun ince çizgisinden, göz kırpıyor
Zümrüt yeşili ölüm
Turuncuya çalıyor, sarılar
Yazar
Bazen, doğadan esinlenerek yazar
Bazende, aşka nazire yapar
Yazar
Döker kağıda yüreğini, aldığı kadar
Yaz beni şiir
Harf, harf
Kelime, kelime
Yazarken, acıma halime
Bölünmüşken bin parçaya
Bir kız sevmiş beni
Saygı duyuyorum aşkına
İçimden geçenleri bilse
Eminim dönerdi şaşkına
Onu sevmediğimi söyleyemem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!