Sözümüzü çiğnemek
Yok yok yok yok, yok yok yok.
Yeminden geri dönmek
Yok yok yok yok, yok yok yok.
Bitmeyen türkümüzü,
Yine geldim kapına anam-babam
Yaralı yüreğimle, bir garip gönlümle,
Örselenmiş ayaklarımla, paralanmış ellerimle,
Senden aş istemiyorum,
Ekmek istemiyorum,
Ben karasevdan için soyunmuşum yoksulluğa,
Tanrı ‘ya yalvarıyorum ömrümü uzatsın diye,
uzatsın ki; seni daha bir çok seveyim,
daha bir uzun zaman seveyim,
daha bir çok tadayım seni sevmenin tadını.
Yanı sıra acılarım çoğalacakmış,
çilelerim,
Dallarda nar gibisin,
Yamaçta kar gibisin,
Her yerde var gibisin,
Lezzetlisin, tatlısın,
Yaman şatafatlısın.
Kerem ‘i bilir misin?
Neler neler çekmiş bir Aslı uğruna,
Yüreği dudağında
Ve gönlü ayağında,
Bir ah çekip kendi ateşiyle yanmış
Kerem dayanıksız insanmış,
Tükendi takatim, halim kalmadı,
Boş umut peşinde sürütme beni.
Körpe dallarımı kırdın savurdun,
Solgun yaprak gibi çürütme beni.
Sarı saçın gibi yelde savruldum,
Yakma yüreğimi; sen içindesin,
Yanan sen olursun o yansa bile.
Kalbimin bir hayli derinindesin,
Yanarsam yanarsın inan benimle.
Ruhum nasıl olmuş ruhunla özdeş,
Saçaklar altında kalalım böyle,
Yağsın bu yağmurlar doyana kadar.
Başın omuzumda fısılda, söyle,
Yüreğim sesini duyana kadar.
Islak saçlarında parlasın sular,
Yine kanamaya başladı yüreğim,
Akşam güneşi altında yer yer kanayan deniz gibi.
Ne serin rüzgarlar merhem oldu yaralarıma,
Ne durgun suları çimdikleyen yağmurlar,
Boşuna bağlamışım umutlarımı yorulmuş martılara;
Umarsız bakar bakar
Sen şimdi yaşamak mı diyorsun buna?
İki elim iki taş altında,
Bir pabuca girip kalmış iki ayağım.
Her an uçacak, koşacak
Ve bir şeylere kavuşacak
Gibiyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!