'İnsanlık öldü mü? ' Deme ey derviş,
İnsanlık acaba sağ mı ki; ölsün?
Geldim ki; insanlık bitmiş, tükenmiş,
İnsanlık acaba sağ mı ki; ölsün?
Yetimin malını buldum kursakta,
Bembeyaz kar olmuşsun, anam-babam,
Kuşbaşı kuşbaşı yağıp duruyorsun pencerelerime
Testekerlek bir ay ışığı altında.
Afacan tozaklarında yılbaşı pırıltıları;
Kıvılcım, kıvılcım,
Yıldız, yıldız,
Allah 'a mekruhtur gaddar adamlar,
Yoksulun başında boza pişirme.
Kendini adamdan sayar cüdamlar,
Ürkek yetimleri acze düşürme.
Sanma ki tehditle adam olursun,
Varsa kabullendim alınyazımı,
Hayatım böylece yerinde kalsın.
Razıyım çekmeye her bir sızımı,
Yüreğim bir onun elinde kalsın.
Ne güzel şeydir ki onu sevmişim,
Bir çocuk ezilmişti
Bir özel arabanın altında.
Araba lükstü, görkemliydi, çocuk yoksuldu, çobandı,
Araba Almanya ‘lardan geliyordu,
Çocuk köyünden başka yer görmemişti,
Arabanın jantları, lastikleri ışıldıyordu güneşte
Sanki sözün en güzelini söylemiyor mu
Şu Hacivat Çelebi?
Sözcüklerin en kibarlarını, seçe seçe,
Tertemiz bir şiveyle,
Su katılmamış bir kibarlıkla,
Sen neden indiriyoraun tepesine yumruğu
Senle çekip gitti körpe baharlar,
Soranlar boşuna sorup ararlar,
Bak ki nasıl bomboş koca diyarlar,
Ne karagünlere kalmışım bir bak.
Çimenler kurumuş, çiçekler solmuş,
Uyanmak bile istemiyorum sensiz günlere,
Uykulara sığınıp sığınıp durmak istiyorum;
Acılarımı unutmak için,
Sızılarımı, elemlerimi, açmazlarımı,
İçine düştüğüm çileleri unutmak için.
Ne güneşim doğsun, ne pencerem aydınlansın,
Karanlıklarım senin gittiğin gün başladı,
Bir ikindi vakti, çullandı üzerime
Kara çarşaflı bir gece gibi,
Denizlerim, ırmaklarım, çaylarım karardı,
Kararıp gitti ormanlarım, ovalarım,
Yosun kokularım, çam kokularım, çiçek kokularım,
Güneşlerimi çalıp tıkmışlar zindanlara,
Hücrelere kapatmışlar aylarımı, yıldızlarımı,
her birinin bileklerinde paslı paslı zincirler,
Paslı paslı gülleler her birinin ayaklarında,
Bedenim kanlı çarmıhlara gerilip gitmiş
Uğrunda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!