Çiçeklerden bir yatak üstüne uzandım hayalimde,
Üstüne papatyalardan bir yorgan örttüm,
Sedefi andıran yüzünü öptüm,
Okşadım saçlarını tıpkı seni okşar gibi,
Gözlerine baktım gözkapakların kapalı mı diye,
Yandı yüreğim, tutuştu sevdanla,
Dışsatımlar gerilese; Stok gümbür gümbürdenir,
Dışalımlar az yükselse; Plan gümbür gümbürdenir.
Eğitim hiç söz dinlemez, Yanlışına yanlış demez,
Çocuk elbet öğrenemez, Karne gümbür gümbürdenir.
Gel artık, gel bana, bitsin ayrılık,
Hasretten, elemden ölesim geldi.
Çiçekli dalların aralarından
O yüzünü yine göresim geldi.
Sarı saçlarında yanan güneşi,
Mazi geçip gitti, dönmek istemem,
O son yaprak gibi dallarda kaldı.
Billur gibi akan sular kurudu,
Geçmişler kuruyan göllerde kaldı.
Aşkım yorgun argın yürüyüp gitti,
Yağmurlar altında veda ederken
Ettiğin yeminler dillerde kaldı.
ömdüm yüreğime elemlerimi
Gözyaşım rüzgarlı sellerde kaldı.
Körpecik izlerin doldu yağmurla,
Ben zalime tutuldum da
Gönül laftan anlamıyor.
Yalanlara aldanmam da
Gönül laftan anlamıyor.
Biliyorum; cefa eder,
Sevdiğin eldeyken bil kıymetini,
Sonra çok ararsın bulunmayınca.
Yüreğin hükmü ne, gönlün hükmü ne
Kim için yandığı bilinmeyince?
Sevenler veli mi, deli mi olur?
Öyle bir sıkı tut ki; elini ellerimle
Ben dünyada gerçekten var mıymışım bileyim.
Öyle bir sıkıştır ki; kalbinle bu kalbimi
Her derde razı olup yalnız seni seveyim.
Sen uçurum gibisin, ben gözleri kör yolcu,
Sen bu kadar güzel olamazsın, benim gözlerim olmasa,
Kuşlar gibi cıvıldayamazsın böyle,
Keklikler gibi yürüyemezsin,
Boy ölçüşemezsin fidanlarla, boy söz konusu oldukta.
Benim gözlerim olmasa;
Sen kayan bir yıldız gibi parlayamazsın
Bu gece yine yanımdaydın, düşümde,
Tam karşımdaydın, divana oturmuştun,
Işıltılar içindeydi saçın, yüzün,
Tatlı gülümsemeler sinmişti dudaklarına,
Israrla gözlerime bakıyordu gözlerin,
Gözlerin engindi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!