İsmet Barlıoğlu Şiirleri - Şair İsmet Ba ...

İsmet Barlıoğlu

Görünme…
Görünmek istemiyorsan,
Gizlen gizlenebildiğince,
Ben seni nerde olsa bulurum,
Kapalı bir kapının, inmiş bir perdenin arkasında,
Bazen bir mermer havuzun tam ortasında,

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Islanan gözlerin sisler içinde,
Yeşil zümrütleri andırmaktadır.
Ürperen gönlümü büyüleyerek
Rengarenk düşlere daldırmaktadır.

Taze çimenlere yağmur yağar ya,

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Hiçbir baltaya sap olamadıysam da ömrümde
hiç olmazsa sap olabildim bir karasevdaya.
Bu da bir buluntudur,
bu da bir nasiptir,
yüreği böğründe boş gezmektense.
Peki nedir evrende en güzel şey

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Benim işim yücelerden yüceyle,
Fikirsizle, barbarlarla işim yok.
Ben sır için yola çıktım geceyle,
Baş kesecek serdarlarla işim yok.

Bir çobanım engin derya peşinde,

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

İlk Sarsılış

Hikmet Çocuk arkadaşlarıyla birlikte yine oradaydı.
Buranın bir çiftlik işletme müdürlüğü olduğunu ana kapıdaki yazıdan öğrenmiş olduğu halde, nasıl bir yer olduğu konusunda tek bilgisi yoktu. “İşletme” nin anlamını bilmiyor, “Müdürlük” ü ise bir tür başöğretmenlik sanıyordu.
İşletme, Ermeni maşatlığının arkasından başlayıp dağların yamaçlarında son buluyordu. Çevre duvarları arasında ana yapı, yatakhane, yemekhane, çayhane, ekim alanları ile büyükçe bir başka alan ve alanın ortasında da bir pınar vardı.
Pınarın çevresi bir dinlenme yerini andırmaktaydı. Pınarla önündeki üç uzun yalağı yosunlu kaba ağaçlardan yapılmışlardı. Yanında-yöresinde ağaçtan kesme sıralar, ağaçtan kesilme masalar göze çarpmaktaydı. Beyazdan pembeye çiçekli dallarla kuşatılmış olan pınar, cennetten bir köşe gibiydi.

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

İlk Sinema

- Aman Hüseyin Bey, bacak kadar çocuk ne bilsin sinemaya gitmeyi? Daha ben bile bilmiyorum sinemanın ne olduğunu.
- Sen bilemezsin; eskisin. O bilir; yenidir.
- Aman iyi iyi. Daha artık sinema her ne ise.
Baba Hikmet Çocuk ‘un üstüne yukarıdan aşağı eğildi. Çarşıyı biliyorsun; her gün gittiğin yer. Evimizin önündeki yokuşu ineceksin, Cumhuriyet Alanı ‘nı geçeceksin. Bankanın ve İstiklâl İlkokulu ‘nun önünden Postahane ‘ye yukarı. İşte çarşı. Sonra pazaryeri. Halkevi eczahanesinin üstünde. Eczane ilaç satılan yer. Bu ortası delikli sarı kâğıdın adı “Bilet” tir. Merdiveni çıkacaksın, bu bileti kapıdaki adama vereceksin. O yarısını koparıp alacak ve yarısını sana verecek. O zaman içeri girip boş bir iskemleye oturacaksın. Sonrası artık kendiliğinden gelecek. Şu kırtışlı bir kuruşla da cebine kırık leblebi doldurdunmu beyle bacanaksın. Haydi bakalım, sana güveniyorum.

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Ben hala hayalinle ve sen hala uzaklarda.
Bana böyle mi gelecektin?
Böyle mi bekletmeyecektin beni?
Sen günün, ayın, yılın ne demek olduğunu
Ve bir yılda kaç ay olduğunu
Biliyor musun acaba, anam-babam?

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Biryerlerde hakkını yermiş gibiyim
Bu gurubu böyle sensiz seyrederken,
Kızarmış bir güneşin denize gömülüşünü,
Denizlerin iliklerine kadar üroerişini,
Bembeyaz gemilerin serin sularda süzülüşünü
Sensiz izlerken

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Kirpiği yaşsız olan
Hak yolunu ne bilir?
Ruhu telaşsız olan
Hak yolunu ne bilir?

Aç önünde aş yiyen,

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Hasret kaldım seni sayıklamaya sabahlara kadar,
Zira; gecelerim zalim, gecelerim uykusuz,
Gecelerim ıssız, gecelerim tatsız-tuzsuz,
Gidip geliyorum iğneli fıçılarda fecirleri beklerken,
Çıkıp çıkıp geriliyorum çarmıhlara,
Karabasanlarımın gölgeleri çullanıyor pencerelerimden

Devamını Oku