Yeni sevdaların gölgesinde yol alsam da
bıraksam da anılarımı bir kadının yatağına
kapanırım kendimin içine hep saklanırım
bencil bir yüreğin sevemediğim karanlığına
ben de bilirim
sizler gençler genç görünenler
her daim eğlenenler
caddelerde sokaklarda gezinenler
bakmayın böyle bir kenarda oturduğuma
Gecelerden bir gece gel
yaşanan hayatların yaşanmamış günlerinden
bana gelir gibi her zamanki gibi
sorgusuz sualsiz gel hiçbir şey sorma,
neler oldu kim günahkar kim masum hiç sorma.
hiçbir şey bıraktığın gibi değil
Kime sorsan söylerdi sana
ister miydim hiç senden gitmeyi
kuruyup kaldı susuzluğundan
göçebe yorgun yüreğim
sen beni unut artık
ben sevildiğim yerdeyim
Akıp giden zamana uyan bu yüreğin sessizliğinde
melankolik bir şarkının acıtan hüznüne sarındım
gizlenmiş duyguların karmakarışık açmazındaydım
sen ise her şeyi boşlamış bir hayatın son intiharıydın
Yüreğim kadar soğuktu kar yağıyordu gece yarısına
ben razıyım yine
ben kendimi zincirlerken korkak bir yüreğin esaretine
bir sonbahar akşamının baştan çıkarıcı ılıklığında
üstüme savuruyormuş onulmaz nefesini yalnızlık
bedenimi hazla yalayan dayanılmaz bir arzunun
Seni görmeden yaşadığım ne kadar çok zaman geçti
beraber biriktirdiğimiz ne kadar anı varsa küllendi
ayaklarımızın değdiği izimizi bıraktığımız her yer değişti
İstanbul bile o eski İstanbul olmaktan vazgeçti
çocukluğumuzun gençliğimizin anılarını birer birer
tüketti
Hep duvarda sırtım
hep dip masalardayım
nerede olursam olayım
bir kahvehane bir lokanta
bir çay bahçesinde
hep arkamı kollarım
bıkkın
yoruldum
yaşar gibi yapmaktan
her gün aynı rolü oynamaktan
sonu gelmeyen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!