bıkkın
yoruldum
yaşar gibi yapmaktan
her gün aynı rolü oynamaktan
sonu gelmeyen
Seni görmek ne kadar güzeldi
yan yana oturduk
bedenlerimiz ilk defa birbirine değdi
bu sıcaklığını ilk hissedişimdi
hiç konuşmadık sustuk kaldık öylece
gözlerimiz meraktan ölüyordu bakıyorduk işte
Bıraktım her şeyi karanlığın ötesinde
bundan böyle hükümsüz bir hayatın içindeyim
değersiz hayallerle kuşatılmış her yanım
ruhum zorla söndürülmüş bir ışık
önümde suskun yalnızlık
biraz daha aydınlık
biraz daha güneş
biraz daha mavi gök
yırtılan gece
Yiğit yüreğimin içinden
bir cesur sevdaya dair
yasaksız şiirlere düşürdüm de adını
sorgusuz sualsiz hükümler giydim
savcım sen oldun yargıcım sen
mahpuslarına düştüm
Bir gece vakti içimizde sönmez bir ateş
yürüdük varoşların o umarsız sessizliğinde
arkamızda karanlığın kör olası gözleri
eller tetikte kulaklar kirişte
günlerden son aylardan nisan
neler bekler hayattan insan
bitiş
o eski halim yok artık
solmuş sararmış tenim
yüzüm gözlerim ellerim
kırışıklıklar derin çizgiler
bizi düşün
bu gün çok güzel
sevmek kadar
dilimde bir şarkı
yüreğimde sen
Ne isterse yapar insan evladı
bitmeyen çıkarlar uğruna
güçlüye her şey yasal
güçlüye her şey çare
küresel sömürü savaşlar ölümler
daha ötesi bir atom bombası
Boşa bu yaşam
boşa bunca umut
en güzel duygularım boşa
ah çocuk yüreğim
parçala göğsümü
yırt tenimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!