XXIX
uzaklarda okyanusta sallanır Medusa’nın başı
bozlaşmış yılanlarla ve sonsuz üzüncün gözetleme yeriyle
anımsarız tanırız yeniden biraderlerimizin kanını
XXV
büzülmüş gül için vızıldar sadık arı
kuduruk köpek batmış fırtınanın gırtlağından içer
ve taşır gelinini güverteye uçan hollandalı
XXVI
şafağın kukuletasında zangırdayıp titrer sevenlerin ayrılığı
kanayan aşkta harlanır kavrulmuş inançları
ve toprak yakalar ateşi ve yakar onların gözlerini
XXVII
izlersin güneşin manzarasındaki güvercinlerin son yolculuğunu
ve ölümün kulağındaki uçarı dansını mührün
burada bu yalnızlıkta açılır ruhun tavan kapağı
XXVIII
ateş etmek bir düşmana ve bir sigara sarmak
alazlanmak ve sönmek fırtınadaki bir deniz feneri misali
ilgilerin ağında oturmak bir sinek gibi
XXX
karabasanın ölçüsü yanında ileri atılır aslan
ölüm anında tadını çıkarır özgürlüğünün
büyülendiğimizden ve saçlarımızdan sürüklendiğimizden beri
XXXIII
içimizdeki görünmez kırıp döker tüm uzayları
ve ölçülebilir hiçliğe ulaşır bütün yarış parkurları
ve saniyeler taşlaşır ve perspektifler zalimlik
XXXIV
korallerin katı ağzı ve canı gönülden ayrılık arasında
her şeyi pusla sarmalayan canilerin nefes alışları arasında
kırbaçlanarak öldürüleninkine göre daha katı bakıncaya dek
XXXIX
tutarlılığın armağanını her daim geri çekilip dilenen sen değilsin
yüreğin karanlık gezegeni olan çember pistinde koştuğunda keman
ki döner bize çehresini gümüşlenmiş renk tonuyla
XXXV
ölümün tünellerinden geçtikten sonra zamanıydı
umudun bizi yeni bir umutsuzluğa sürmesinin
hissettik bir makinenin yağlı havasından nasıl geçtiğimizi




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla