İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Fıskiyeler kurumuş ve güller solmuştur.
Ölüm tütmektedir. Yaklaşır günün.
Küçük Buda’lar gibi semirir armutlar.
Mavi bir buğu kaplar gölü.

Balıkların çağı arasından kımıldarsın,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Manolya Yığınları

Martı çığlıkları arasında buraya kadar
salınarak çıktık kırmızı benekli yadigârların
solgun labirenti, kavkıları ve pençeleri arasından

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geceleyin, hayli
Beyazca, tedbirli,
Sessizce hayli,

Bulup humusta dayanağını
Ayak parmaklarımız, burunlarımız,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nâzım, sen niçin öldün ki?
Ve şimdi şarkıların olmadan neyleriz?
O pınarı nerede buluruz şimdi biz?
Bizi bekleyen o kocaman gülüşün gayrı nerede olur ki?
Senin duruşun olmadan, o bükülmez duyarlılığın olmadan neyleriz?
Gerçeği talep eden, ıstıraptan ağlayan ve sevincin cesaret timsali

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ne de hoş bu tutsaklık
Ki gönlüm, can evim pek memnun -
Uysal kollar kur yapar bana yumuşayayım diye
Ve kur yapar alıkoymak için beni orada.
Ah, her daim tutsalar keşke beni orada,
Sevinçle kalırdım bir tutsak olarak.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ne de serin ova şimdi
Ve gideceğiz oraya biz, ey sevgili
Bir zaman Eros’un gittiği yolda
Ötüyor aralıksız kuş sürüleri.
Ve duymuyor musun ardıç kuşlarının sesi,
Çağırmakta ikimizi?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nedir bu masum ruhları bize doğru fırlatan şey?
Bak, nasıl da bitap düşmüşler, atmış betleri benizleri
Keten kumaşla sarılmış karyolalarında, bileklerine bağlanmış adları,
Küçük gümüş ödüllerini almak için neleri göze almışlar, neleri.
Gür siyah saçlı olanlar da var, kel olanlar da.
Ten renkleri pembe veya solgundur, kahverengi veya kırmızı;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nedir masumiyetimiz,
suçumuz ne? Çıplak
herkes, güvende değil kimse. Ve bundandır
cesaret: yanıtlanmamış soru,
kararlı şüphe –
dilsizce çağırır, sağırca duyar- ki

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yaşayan canlılardan çok eşyalara kulak ver.
Ateşin söylevini dinle.
Suyun söylevini dinle.
Dinle, rüzgârın ağaçlara iç-çektirdiği yeri.
Bu atalarımızın nefes-alışlarıdır.
Ölüler tamamen çekip gitmedi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ne kadar dayanır bir gergedan
kımıldadıktan sonra?

Yine ne anlatır yapraklar
yeni ilkbahara dair?

Devamını Oku