İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Ne kadar konuşacak diğerleri
bizler çoktan konuşmuşsak?

Pedagog Marinello hakkında
José Martí ne söylerdi acaba?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nerede bir zamanlar ben olan o çocuk,
hâlâ bende midir yoksa gitmiş midir?

Hoşlanmadığım şey bilir mi hoşlanmadığımı
ve benden hoşlanmaz mı kendisi de?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nerede ölüm gazetenin anlatımında?
Telefon görüşmesinin neresinde bulabilirim?
Ve parlamenterin hükümete yönelttiği önergedeki ölüm-
nerede hani?
Hangi yazıda, hangi kabloda, hangi kafada
saklanmış ölüm?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Anımsadığım ülkede güzdür şimdi.

Nasıl sıcak bir rüzgar esmişti yollarda!
Ve gölgeler uykuya dalmıştı yamaçlarda
Uzun güneşle şirinleşen yaz günleri boyunca.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Quis hic locus, quae regio, quae mundi plaga?



Hangi denizler hangi kıyılar hangi boz kayalar ve hangi adalar
Hangi sular okşar pruvayı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mutluluk nedir bana anlatır mısınız diye sordum
hayatın anlamını öğreten profesörlere.
Ve binlerce kişinin işini yönlendiren
meşhur idarecilere gittim.
Hepsi kafalarını salladı ve gülümsedi bana
sanki kendileriyle dalga geçiyormuşum gibi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Müzik, uysal sesler ölünce,
Titreşir bellekte -
Kokular, şirin menekşeler sayrı düşünce,
Yaşarlar dirilttikleri duyguların içinde.
Gül yaprakları, gül ölünce,
Yığılırlar sevgilinin yatağı önüne;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nasıl da severim yüzünü! Dağdaki ay şakır yüzün için.
Ve dudakların yanında yabanıl bal acı kalır.
Dipsiz akıntılar gibi kuşatır gözlerini kirpiklerinin yayı.
Rayihalı gül suyuyla dolu bir tas misali, kızıl ağzından içerim.


Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bugüne dek hep böyle var olageldi bayraklarımız:
Bütün şefkatiyle halk işlemiştir onları,
dikmiştir parçalarını bütün acılarıyla.

Halk iliştirdi yıldızı yanan elleriyle.
Ve kesmiştir bir parçayı ya gömlekten ya da gökkubbeden

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nasıl mı marxist oldum? -
evet.. beyaz ve açık mavi ilkbahar çiçekleri arasında yürüyordum
kardelenlerden hemen sonra açarlar ya hani,
-ve akasyalar, o muhteşem sıcakta
çözülen insan teni kokan çiçeklerle dolup taşmadan kısa bir süre önce
o güzelim mevsimde-

Devamını Oku