İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Çamaşır rüzgârda dalgalanır
Bebelerin yüzlerinde açar goncalar
Kızlara sataşılır
ve futbol oynanır
çünkü yazdır şimdi Danimarka’da.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Al şunu, lanet olası; ve şunu!
Ve bir gül burada
Düzeltmek için yeniden!
Tanrı bilir
Üzüldüğümü, Grace; fakat sonuçta,
Bir kedi olacaksan, bu benim suçum değil.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Harika bir dostluk inşa edelim burada,
Alaz, güz, ve aşkın yeşil gülü
Burada sonlandırmışlardı mücadelelerini, burası mucizevi bir yer;
Bunlar oluyorken, buraya gel, bu zemin kutsaldır.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Omuzlarında aziz ikonalarıyla
sayısızdılar, dut renkli fosfor parıltısında
bir nehir ağzı gibiydi
kalabalık
bu büyük insan topluluğu.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sıkış sıkış ve çirkin duvarların önünden geçtim,
Açlık derinliği gözleriyle kadınların durup baktığı
Açlık elleri gölgelerinin onları kovaladığı
Eşiklerin önünden geçtim,
Çıktım sıkış sıkış ve çirkin duvarların dışına,
Birden ulaştım kentin kenarına,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mavi bir taş gibi yontulmuş Acapulco,
uyandığın zaman şafak atıyor kapındaki denizde,
bir trompet salyangozu gibi
gökkuşağı renkli ve kenarları işlemeli,
ve taşlarının arasında kayıyor bir yıldırım gibi titreyerek
denizin ışıltısıyla dolmuş balık.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Esiyor rüzgâr Güney'den
üzerinde Lincoln'un mezarının ve sürüklüyor
sesleri ve kent ve ağaç elyaflarını beraberinde
hiç bir şey olmuyor O'nun mezarında harfler kımıldamıyor
mermer düzleşiyor yüzyılların geç gebeliğiyle
yaşlı efendi yaşamıyor artık

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ve Li Po da sarhoşken ölmüştü.
Sarı Nehir’de bir ay vardı,
Kucaklamaya çalışmıştı.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Taşlar gibi
Duygudan yoksun dinliyorsun şarkımı.
Kesin ve karşı koymayarak unutuyorsun sen.


Füruğ Ferruhzad (1935-1967, İran)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

- I -
Zemherinin baharı kendine özgü bir mevsimdir
Gün batımıyla sırılsıklam olsa da ebedidir,
Kutupla dönence arasında, zamanda gerilmiştir.
O kısa gün en aydınlık iken, kırağıyla ve ateşle,
Geçici güneş alazlanır buzda, gölette ve hendeklerde,

Devamını Oku