İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Penceremin dışında
alayın kromatik beşincilerini koşturan
üçlü rüzgârları yanıtlarım yeniden:
Daha yüksek sesle çalın.
Başaramayacaksınız. Ne denli
hırpalarsanız beni

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yüreğimde öfkeler ve üzüntüler var... Quevedo



Yüreklerimizin derininde birlikteyiz,
kaplanlardan bir yazın arasında

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Paslı miğferler, ölü nallar!

Ama ateş ve karanlık kanla
aydınlanmış bir ırmaktan bir atnalı boyunca,
metalle gömüldü acılara,
toprağın üstünde aktı bir ışık:

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pense gibi köpek balıkları,
deniz dibinin kadifesi gibi,
dar aylar gibi ortaya çıkıyorsunuz
birdenbire o kızıl yumurtayla:
yağla parıldayan yüzgeçler karanlıkta,
üzünç ve hız, hangi suça doğru

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dalarım uykuya, göğsümde çaprazlayarak ellerimi.
Böyle yerleştirecekler ellerimi.
Sanki kendi içime uçuyormuşum gibi görünecek.

Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İki, kuşkusuz iki tane.
Kusursuzca doğal görünür şimdi –
Blake’inki gibi, gözleri değirmi ve kapalı
Asla bakmaz yukarı.
Gösterir

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Halkım, burada karar vermiştin
bozkırın ezilen işçisine elini uzatmaya, ve çağırmıştın
bir yıl önce adamı, kadını, çocuğu
bu Meydan’a.

Ve burada aktı kanın.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Cajamarca'da başladı bu ölüm savaşı.

Genç Atahualpa, mavi etamin,
şanlı ağaç, duydu rüzgârın nasıl da
çelik bir gürültüyü beraberinde getirdiğini.
Örtülü bir parıltı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ölüm Webster’i çevirmişti çılgına
Ve görmüştü kafatasını derinin altında;
Ve göğüssüz yaratıklar yerin altında
Dudaksız bir sırıtışla yaslanmışlar arkalarına.

Yuvarlar değil sanki nergis soğanları

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ölümün dar sokağında
ısrar etmek ne anlama gelir?

Tuz çölünde
olanaklı mıdır çiçeklenmek?

Devamını Oku