İlk Şiiri - Sezai Karakoç

Sezai Karakoç
62

ŞİİR


470

TAKİPÇİ

İlk

Yanlış trenden indin seni şehrin aynasından geçirdiler
Sana baktım yıllarca hep aynı özlem penceresinden
Yürüyen ve kaçan yalın ve çocuksu özlem penceresinden
Denize karsı küçüle küçüle giden evleri
İnce ince karşılardın olağan karşılardın
Şen dünya içinde sen dünya içinde bir avuç şen dünyaydın sen

Bahar bilgisi güneş rengi at soluğu ve sen
Seni çağırıyorum geç gel ağlayan son bakireler içinden
Kadınlar taş heykeller gibi gelip gecer sarı kayalardan
Hangisine baksam sen kımıldar sen seslenirsin içerlerden
Çekil karşımdan sultanı cariyelerde aramak körlügü diyorum
Körlük güneşe ve gözlerime doğru gelen

Sen bir el uzanışıyla aydınlanan yeni ay mısın
Geyik resimleriyle kabarık her köşen
Geyik derisinde akan ilk nehir
Bir el uzanışıyla
İlk sokağın ağzında kaybolursan ağlayacağım
Leylaklarla akrepler gözlerine bakıp insan olurlarsa
Çocuk cennetinde günahların ilkini sen işliyorsun demektir Suna
Parlayan denizler gürültüsüz şiirler kapanan kapılar sana
gök taşlarını getiriyorlar
Seni sayıklıyor
Denemesi yanlış yapılmış ilk ok

Sezai Karakoç
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hüseyin Pelit
    Hüseyin Pelit

    Güzel şiir beğenerek okudum.. Sen Şen uyumu farklı bir tarz

  • Siyahh Beyazz
    Siyahh Beyazz

    Şen dünya içinde sen dünya içinde bir avuç şen dünyaydın sen

  • Nisan Rüzgarı
    Nisan Rüzgarı

    bir el uzanışında geyik resimlerde kaybolmak isteyişimi di(n)ledim..

  • Rebecca Windsor
    Rebecca Windsor

    cok farli bir siir, yalniz cok ayri seyler yapilmis siirde... Gercekten insanin icinde bir ates yakiyor.

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    1950 lerde şu şiiri yazabilmek babayiğitliktir..Ping Pong Masası ...Bırakın rap'ı rock bile yok o devirlerde...

    Şiirimiz Mor Külhanidir Abiler diyen Ece Ayhanın uğradığı yerler ,indim baktım şıkır şıkır balık pazarı
    diyen oktay rıfatın uğradığı yerlerdi çünkü

    bir dönemin şiirinin iç sesindeki akorda selam duruyor içim şu an..

    büyüksünüz ustalar.....


    PİNG-PONG MASASI


    Beyaz iplik sert iplik ve tak tak
    Yuvarlak top küçük top ve tak tak
    Ping-pong masası varla yok arası
    Ben ellerim kesik varla yok arası
    ...... Öpücüğüne eyvallah ve tak tak
    Beraber sinemaya ... evet ... ve tak tak

    Ping-pong masası varla yok arası
    Öküzün gözü veya dananın kuyruğu
    Kadifekale veya Sen nehri
    Ha Sezai ha ping-pong masası
    Ha ping-pong masası ha boş tüfek
    Bir el işareti eyvallah ve tak tak
    Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi
    Ne kadar güzel ne kadar sıcak
    Tak tak tak tak tak tak tak


    S. Karakoç

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Aslında değerli İspir'in usta şairler ben ve sen veya benzer şahıs zamirlerini kullanmazlar tezi beni heyecanlandırmıştı..

    önemli bir kıstastı bu doğrulansaydı..

    Usta bildiğim birçok şaire baktım..Veysel, Yahya Kemal, Turgut Uyar, Behçet Necatigil.Ahmet Haşim(o belde), can yücel, necip fazıl, nazım hikmet

    divan şairleri, halk edebiyatı

    yüzlerce örneğe baktım...


    tezinizin doğru çıkması heyecanlandırırdı beni

    Ancak sevgili dos,t sizin söylediğiniz sanki bir tespitten daha çok, bir temenniyi andırıyor

    Ama kötü bir temenni değil

    dudakdeğmez'lerin (leb değmez) olduğu görkemli edebiyat tarihimizde şiirlerinde ben ve sen kullanmayan bir şairin çıkması da bir zenginliktir elbet..

    saygılarımla..

  • Selçuk Bekâr
    Selçuk Bekâr

    Kemal Bey, kelimelerle kavramları karıştırmaya başladığınızı düşünüyorum. Şiir kelimelerle (onları da oluşturan harflerle) yazılır. Kelimelerin kendilerine ait hiçbir anlamları yoktur. Şu an ben bu harflere basarken beliren şekillere anlam veren benim şuurumdur. Şuurumun olmadığı yerde onlar aydınlanmamış pikseller güruhundan ibaret bir... nedirler? desen bile diyemiyorum, çünkü o da bir şuura hitaben desen veya resim olur...

    Sonuç olarak kullandığımız kelimelerle neyi kastettiğimizde bunun ikinci tekil şahıs, neyi kastettiğimizde O olduğuna bakarak bu kelimeleri iki sebeple ayıramazsınız:

    1- Kelimenin kendisi bir anlam taşımaz. Sadece eriştiği şuurda anlam kazanır. Bu yaklaşıma göre siz, gerekli olmadığı, çıkarıldığı taktirde hiçbir şey değişmeyecek bir sürü 'sen' kelimesiyle yazılmış bir şiiri ''Buradaki sen kelimesi yaratıcıyı kastediyor'' yaklaşımıyla kabul edecek gibi duruyorsunuz.

    2- Muhayyilenin işe karışmadığı, sizin deyiminizle imgesiz şiirlere karşı duran siz, gördüğünüz herhangi bir özneye bu şekilde saldırarak onların da birer imge olabileceği ihtimalini peşinen göz ardı ederek kendinizle çelişmiş oluyorsunuz.

    Son olarak size içinde yine 'ben' kelimesi olan bir cümle kuracağım. Ben kelimesini atarak okuyun bakalım sonuç ne olacak...

    Ha güzel, ha değilsin... Benim için bahane:
    Sende saklı bir cevher gördüm ki taktım sana
    Kimsecikler bakmazmış, hepsi körmüş... Bana ne?
    Onlar aynaya taktı... Dönüp ben baktım sana.

    Bu dörtlüğü şimdi, sizin güzel hatırınız için yazdım.
    İstediğiniz yöne çekebileceğiniz şekilde de yazdım.
    Muhatabı bir kız da olabilir, son derece tasavvufî bir söylem içeriyor da olabilir. Ben, bana, sen, sana kelimelerini çıkarabiliyor muyuz?

    Özetleyeyim:
    Neyi, niye yaptığınızı biliyorsanız hangi kelimeyi kaç kere kullandığınız çok önemli değil. Muhakkak bir ayıraç istiyorsanız, o eskiden beri vardı, hâlâ var ve sadece bu kelimeler için de değil:

    Her hangi bir kelimeyi şiirden çıkardığınızda hiçbir şey değişmiyor, vurgu zayıflamıyor, bunlara benzer bir şey olmuyorsa...

    Atın gitsin!

  • Tarık Torun
    Tarık Torun

    Diriliş şairinin eserini günün şiiri olarak görmek hak ettiği konuma vasıl olmak olarak görmekteyiz,

    Sezai Karakoç ağabeyimiz genç kuşakların yetişmesinde büyük emeği olan, modern söylemi islami terminoloji ile terkipleyen başarılı şairimizdir,Özellikle Monarosa'sı başlı başına bir yapıttır.

    Üstada uzun ömür ve sağlık diler, seçici kurulu kutlarım...........

  • Ferhan Goymen
    Ferhan Goymen

    merhaba şiirinizi okurken duraksadım bir an şiirinizle doğadaki güzelliklere el attım kaleminize sağlık

  • İbrahim Eroğlu
    İbrahim Eroğlu

    Seni düşününce Ağustos üşüyor İznik Gölü'nde,
    Güneş,yüreğime dokunuyor,
    Ayışığı gözlerimde saklambaç oynuyor,
    Yıldızlar, saçlarıma Şarkılar söylüyor,
    ...
    ..............

TÜM YORUMLAR (33)