Dakikaların önemi yoktur
Say ki doğuştan hasretim sana.
Şu uzakların acısı çoktur
Vay ki doğuştan hasretim sana.
Ömür ipince uzayan bir ip
Ayva mıdır, nar mıdır?
Dünya bana dar mıdır?
Gece gündüz naz eder,
Döndüm bana yar mıdır?
Rüzgar olsan esmezsin
Ömrümüz toplanır bizden habersiz
Eskiyen zamanın gittiği yere
Son durakta bakar gözleri fersiz
Tükenen dermanın bittiği yere.
Arzular sınırı her zaman aşar
Bana erkek görmemiş düveler lazım
Kurban edeceğim tanrıya
Ve genç danalar
Yemin etmemiş fahişelerden hayır gelmez
Hayatı el yordamıyla yaşamak için
Tecrübe kazanmaya gerek yok
Meğer beni çeken derde tendeki can imiş
Tuzak bildim ki nefsimi kuran canan imiş.
Levhi mahfuzda yakmışlar aşkın çırasını
Dumansız yanan közlere alem hayran imiş.
Hep ben ölüyorum madam
Acısı olmayan yaralar açılıyor etimde
Sokak satıcılarının güvensiz elleri titriyor
Soğuk mu heyecan mı bilemiyorum madam
Sesim kısılıyor ve benim yerime
Çocuklar sesleniyor sokak başlarında
Bir dönme dolap gibi dünya
Talihim bana gelir gider.
Yaşamak dersen sanki rüya
Umudum bana gelir gider.
Gülen gözlerim ağlar bazı
"İnsanın acısını insan alır" mış
Ömür hanım*
Bu talan bu çivi izi
Ölmüş binlerce umut mezarlığı
Yaş aldıkça gençleşen bir yara
Balon gibi gökyüzüne uçmuş hayaller
Tüm öfkesini kuşanmış bir insan
Kıyama durduğunda çatık kaşlarıyla
Kadim bir düşmanlığı çağrıştırır bu taş sunaklarda
Pencerelerin pervazından sızan ışıkta gölgeler
Dimdik sütun gibi cesur ve onurlu kaldırır ellerini
Arzuların çıldırtan isteklerini yenmenin rahatlığında
Gözünün ardındaki can gözü ile
Bakıver aleme de ibretini al.
Elest alemindeki hak sözü ile
Bakıver aleme de ibretini al.
Ağlamak için artık zamanın geçti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!