Kaç gece uykusuz kaldım
Şükür umutsuz kalmadım...
Yıkılan gönüllerin enkazından kalkan toz
Uzayan karanlığın içinde kıvamını bulan korku
Yayılan çaresizliğin ardından çöken sessizlik
Güneşin doğuşunu bekleyen insanların acıları
İçimde büyüttüğüm yalnızlığın adıymış aşk
Hatıraların kırıklıklarından dökülürmüş hayat
Her güz mezarımı yeniden temizlerim
Her Eylül yeniden ayrılır yüreğim
Bu acı musallada kesilir ancak
Ve sen benden sonra gelirsin
Kuşlar uçuyor Naciyem
Ömür de boşa geçiyor
Hiç mi bitmez ayrılık
Saçıma aklar düşüyor.
Naciyem sular duruldu
Tabipler bulmuş taze derdime melhemi
Eski dertler yüreğim Dağlar ne bilsin.
Unutulmazmış sevdanın tek bir dirhemi
Yüzüm gülerken içim kan ağlar ne bilsin.
Sensiz kalmışım alamıyorum nefesi
Ay parlar gece yol ışıldar
Aşk gurbetinde yerin nedir?
Hicran gözlerde nemli parlar
Sordum ki ey yar derdin nedir?
Ruhun benimdir canın senin
Bir Nisan daha geçti üstümüzden
yumuşatarak her şeyi
ve kırlangıçlar geldi yorgun argın
ama aşk dolu
papatyalar da patladı sabırsızca
her şey müsait kumruların ince gagalarıyla öpüşmesi için
Çok sitemler ettim badı sabaya
Seherlerde mahzun kaldığım oldu.
Gayrı sözüm olmaz ehli vefaya
Tenhada deryaya daldığım oldu.
Dünyanın işleri bitmez hayatta
Hani derler ya yüreği güzel bir insan
Çürüttüler yüreğimi kalmadı inan.
Kuşlara özendim şöyle göklere uçup
Tek kalmışım gibi sanki ölüme hayran.
Karanlığın anladım ki yokturmuş dibi
Bir acıya ortak oldum
Bulunacak çaresi yok.
Günden güne bittim soldum
Göz önünde yaresi yok.
Zaman bulmuş derde çare
Dert gizli olmalı dermanı buzlu
Dumanı tütmeyen yiğit var mıdır?
Ekşimiş yoğurdun ayranı tuzlu
Cana dert etmeyen yiğit var mıdır?
Bu yalan dünyanın içinden geçip




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!