İnerken güzel ülkeden
bize yapışan iki kelimeyi
temizleme yeri olduğu için dünya
insan olmanın olmazsa olmazıydı
günah ve utanç
melek değildim
I.
Ümit yalnız gelir aşk yokken
bir rüzgar gibi savurup geçer
tutmasını bilene arzu olur adı iki kişilik
sevgi ile ısıtıldığında yeşeren bir ağaç büyütür
gözlerden uzak kuytu köşede
Yatağına küskün akan ırmakların
Bereketsizlik vebasına tutuldum
Kaçtı her şeyin tadı tuzu
Geçtiği yerden kir tutmayan yollarda
Acıyı azık belleyip aşk için
Serin şafaklara
Şen bülbüllerin zamanı geçti
Artık bir yıkık viranesin sen.
Güz güllerinin çiçeği açtı
Tenhada kalmış divanesin sen.
Koşmakla geçti tükendi ömür
Saçların tel tel olmuş dökülüyor yar
Hasret ile yutkunmak zor gelir diye.
Gözlerinden anılar sökülüyor yar
Duman geçse ardına kor gelir diye.
Buhar olup uçtun mu kalmadı izin
Neden yalnız bıraktın yıllara beni
Derunumda yaktın hep dinmedi sızın
Neden yalnız bıraktın dillere beni.
Beraber gidecektik aşkın yolunu
İçimde söylenmesi gereken bir türkü taşıyorum
Uzun ağıtlarla anlatılan
Yaşanmışlığı unutulmuş bir acının
Göç eden turnalardan geriye kalan dansı
Çığlıklar atarak tekrar tekrar yaşayan
Yalnız kaldığı için kendinden başka kimselerin duymadığı
Rabbim kullarına veriyor yara
Yara gönlümüzde dönüyor yare
Derman mı bulunur böyle bir nara
Yandıkça narına yanasım gelir.
Gece gündüz demem edip yadını
Set vurulunca ırmağa
kıvrım kıvrım kıvrılır ya
sancıdan
işte öyleyim.
Kapkara bulutlar kaplayınca göğü
koyu bir sağanak beklenirken
Aşk bir heyula
Varlığına tutulduğum
Yokluğunda mest olduğum
Biraz ayrılık, biraz özlem, biraz yalnızlık
Yarama tuz diye bastığım
Nasıl bir yanılsama bu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!