Derdimi açamadım ana, bacıya
Duaya yalvarmadım hoca, hacıya
Yüreğimi dağlayan bunca acıya
Gönülden ağlayanım bir tek yar derim.
Bitmiyor bu dünyanın acı darbesi
Beni böyle üzenlere yar mi deyim
leylim yar mı deyim
İçlerinde belki seven var mı deyim
leylim var mı deyim
Masmavi göklerin süsü uçan kuşlar
leylim uçan kuşlar
Kaç gece küllenir yüreğinde
Kaç sabah tutuşur Gözlerinde
Ve sen kaç gündüz dökersin yapraklarını
Ayrılık yas tutmak için değildir
Öğreneceksin yeniden dirildiğinde
Acısız doğum sancısı çekiyor yürekler
Bu yaşamak ne tuhaf bir hevestir
Bir geliyor bir gidiyor içimden.
Saniyede kırılan bir nefestir
Bir geliyor bir gidiyor içimden.
Sabah başka akşamı başka günün
“Ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyin”
Ali İmran/ 153
Bir şiire girmek
bin kişilik küffar ordusuna kılıç sallamaktan zordur
ama öyle bir tecrübemde yoktur.
Yıllardır çekerim gönül derdini
Bu derdi bırakıp gidene yazık
Hayallere dalıp bir aşk uğruna
Yıllarını heder edene yazık.
Bilmedim ateşin köz ettiğini
Geceye açmazmış gülün goncası
Sabaha çıkmazmış derdin incesi
Aslı Kerem gibi daha nicesi
Hasret ile yanmış bana çok mudur?
Ölümden gayrıya vermiş dermanı
İçimde kalmadı en ufak hevesim
Öylesine bitkin öyle bir yorgunum
Sevdiklerim için tükendi nefesim
Öylesine kırgın öyle bir durgunum.
Zorluyor kalbimi bu bitmeyen çile
Ömür uzardı her sabah
Ben günden güne yoruldum.
İlk gençliğimde coştum da
Elliden sonra duruldum.
Koştum dünyanın peşinden
Yusufunum
garip ve yetim
düştüm kuyuna
merhamete Yakubum değil
sevgine Züleyham ol
kandır beni şu hayata.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!