Şeyhim güldür demiş derviş
Ben bülbülü Hızır bildim
Seherlerde inlemeyi
Canan için huzur bildim.
Yerden göğe yandı canım
Gönül sevda denen sönmeyen bir yangın
Geceni gündüze katarmış bilesin
İçinden taşarsa sevdiğine kaygın
Hasret kuyusuna atarmış bilesin.
Aşk diye acıyı yuttururlar sana
Gözlerimden akar sel gibi yaşlar,
Biliyor deli gönül biliyorsun.
Yiğit için ölüm nisyanla başlar,
Biliyor deli gönül biliyorsun.
Dünyada var iken bu kadar yılan,
Eller yaşıyor baharı yazı
Biz kara kıştan çıkamadık ki
Gönlü dert dolan çalıyor sazı
Dertlere derman bulamadık ki.
Alna yazılan geliyor başa
Aşkın yüce dağlarını
Del dedi de delemedim.
Şu ayrılık otlarını
Yol dedi de yolamadım
Geçtik felek çemberinden
Unutulmuş bir hikaye anlatıyordu büyük baba
günlerin içinde geçmiş ve yaşanmış
yalnız kalmış güvercinlerin
gagalarında taşıdıkları hüzün kırıntılarını
içi insan dolu büyük konağın
geniş avlusuna döktüklerini
Birer birer geldik dünyaya
Nefeslendik çıktık içinden
Teker teker döndük ukbaya
Giden gitti kaldık peşinden.
Biriktirdik dünya darına
Dil kılıcını çekip de dostlar,
Yadımı pare pare ettiler,
Sevmekten başka suçum mu var?
Gönlümü bin bir yâre ettiler.
Düşman olanlar okunu atar,
Evlerinin önü bir küçük çeşme,
Kurbanın olayım yaramı deşme,
Dünyanın dertleri birikmiş bende,
Sakın ola sen de ellere düşme.
Hayat yollarında boran yel olur,
Zaman melhemi olurmuş cümle dertlerin,
Dondurmuşlar yarelerim süremedim ki.
Derinlere kök salınca ince dertlerin,
Bu dünyada dermanını göremedim ki.
Bozdular ayarımızı tutmuyor dikiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!