Ey İstanbul ziyaretler mekanı
Bu milletin sensin şerefi şanı
Koçyiğitler perçinliyor bekanı
Sana geldim varlığına kanarım
Adın ile Fatihleri anarım...
Bir rüzgar gibidir ana yüreği
Yaza yayla yeli, kışa purç açan
Evlat anaların masum çiçeği
Yaz yeliyle kokan kış sonu açan...
Gözünden sakınır öpmeye kıymaz.
Yağla balla tava gelip
Sinek gibi düşen aptal
Ağulanmış yala gelip
Köpek gibi şişen aptal!
Gelişini hesaplayıp
Sabah rüzgarıyla es içerime
Doldur yüreğimin odalarını...
Estikçe varlığın derinlerime
Aratma geçmişin vedalarını,
Tozlu bir mazinin sevdalarını...
Göre göre geliyor bak!
Tek dişli garp canavarı...
Vatana göz dikmiş alçak!
Silah yaparak doları...
Dün bir dolar ile geldi
Yüreğime düştü bir garip sızı,
Beni benden alır işvesi nazı...
Yiğitler doğuran ananın kızı!
Kaşını kaldırıp bir kere baksan
Yanan yüreğimi bir daha yaksan
Yüreğe bir yangın düşer;
Yok olur umutlar...
Yarınlara atılacak adımını,
Geri çekmek zorunda kalırsın.
Haykırmak yetmez olanlara
Ağlamak biçare...
Kozluk dağlarından akan gözyaşı;
Yaz başında kurur tuza dönüşür...
Dokuz Haziranda uçan can kuşu!
Yanan yüreklerde köze dönüşür...
Kozluk sokakları yandıkça yanar.
Yıllarımı alın benden
Bayram sabahlarım yeter ..
Hesabını düşün dünden
Olmasın ömrümde keder
Kelebekler bir gün yaşar.
Kapansa açılır kısmetim bir gün
Açılsa ne olur halimi bilmem...
Endamım yerinde beklentim düzgün.
Bahtım açılmazsa herhalde gülmem.
Evlensem düzenim kurulur benim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!