İbrahim Arslan Şiirleri - Şair İbrahim A ...

İbrahim Arslan

Yar
Gözlerimin önünden gitme
Bıkmam senden hiç
Ya beni de al götür gittiğin yere,
Ya sende gitme, gitme,gitme uzaklara
Hayalim karşına çıkar hep

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Bu anlattıklarımı size anlatmadım. Bu yazdıklarımı ben ona yaz dedim, yazmadı. Bir yol var. Yürüyorsun. Herkes bu yolda ama sen tek başınasın. Geri dönmek yok bu yoldan. Şimdi bu yolundan giderken önüne bir yol daha çıktı. İki yolunda başındasın. Kararını verdin ve mevcut yolundan yürüyorsun şimdi. Yine tek başına. Yol bu. Sende yolcusun işte.

__ Geri döndüm ben yok yürümüyorum dedi. Olmaz benim için yürümelisin. Bak bakalım yolun sonunda ne çıkacak? Diğer yoldan gitseydim keşke demeden yürü bakalım. Ve önüne üç yol çıktı. Yol üç oldu. Hadi bir yol daha seç. Yolun başındasın daha oyalanma hadi...

__Geri döndüm... Geri dönmek yok dedim sana başında. Hayır, geri dönmek yok. Çıktın yola. İşte bu yolda yürütmeye çalışıyordum onu. Ve daha çok yollara sokacaktım. Onun hangi yolda yürüdüğünü düşünmesini bile istemiyordum. Zoraki de olsa yürüyordu. Ve önünde dört yol var şimdi... Beş yol var... Altı yol var... Yedi yol. Her defasında bir yolu seç ve yürü. Yorulmakta yok. Mola vermekte.

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Sanırım Arşimet’ti o Vecedtu Vecedtu diyen. Şimdi size aklıma gelen güzel bir öykücük paylaşayım. Okul sıralarındayken öğretmenimiz anlatmıştı. Bir Türk Arap misafirini ağırlıyordur... Öykü bu ya. Gayet güzel anlaşamasalar da birbirlerini anlıyorlardır. Bizim Türk iyi misafirperverdir... Akşam olur yemeğe otururlar. Sucuklu bir tarhana çorbası vardır sofrada ilkin. Arap misafir kaşığı her daldırdığında sucuğu yakalar. Vecedtu Vecedtu der. Bizimki pek çorbada bişey yakalayamaz. Arap yakalar vecedtu vecedtu... Nihayet bizimki de kaşığında sucuk yakalar. Ortaya şu ilginç sözü fısıldar. Bir Vecedtu da ben BULDUM... Aslında Vecedtu sucuk demek değildir, buldum demektir...

Ve Arşimet' e dönelim. O vecedtu vecedtu dediğinde bulunulan aslında zaten var olandı. Ama o zaman diliminde büyük bir keşif olmalıydı. Newton' un kafasına elma trak diye gelmese yine çok önemli keşiflerden mahrum olabilirdik. Ve elektriği keşfetmeseler Fatmagül'ü kim bilirdi. Şu Graham Bell adlı arkadaşım da iyi ki telefonu bulmuş. Ama her güzel keşif daha da gün geçtikçe güzelliğinden yitiriyor. Herkesin elinde cep telefonu bugün. O zamanlar hayat daha mı güzelmiş demekten kendimi alamıyorum. Bir kahvenin kırk yıl hatrı olsun olmasına da kahve içecek dost bulamıyorsun ki! Sanal kahve olsun içsek…

Teknoloji çöplüğüne dönmüşüz bugün!
10 nisan 2012

Devamını Oku
İbrahim Arslan

O'nun doğum günü hediyesi bir kitaptı.

Aynı mahallenin çocukları idiler. Biri zengin kız, biri fakir çocuk. Çok iyi arkadaştılar. Selahaddin, Neşe, Neşe’nin kız kardeşi Gülcan, Bedir, Orhan… Saklambaç oynadılar, misket oynadılar…

Ve günü geldi Selahadddin’in gözleri sevda ile baktı. Yüreği büyüdükçe, büyüdü. Bir başka çarptı… Aynı okulda okumadılar. İlk okulları ayrıldı. Ara- sıra değil, ayda bir değil neredeyse yılda bir görüşmeye başladılar büyüdükçe… Köyde kütüphane açıldı… Kız ise şehirde oturuyordu artık, taşınmışlardı… Selahaddin o kütüphane’de çaycılık yapıyordu… Kahvelerden okuyacak insan avı yapıyordu. Bir kitap okutmak ne zormuş… Gençler kütüphane’ye bilgisayar hatrına geliyordu… Kütüphane’de çalışırken bir kitap okudu. Henüz 17 yaşındaydı. İçindeki duyguların ‘Aşk’ olduğunu fark etti. Bu okuduğu kitabı bu 8 Kasım’da vermeliydi Neşe’ye… Yıl 2002’ydi.

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Sen ne adamsın,
Yürüyorsun karanlığa doğru...
Yürüyorsun,
Aydınlığa diyerek!
...
Hiç göremediğin aydınlığı,

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Gül sen kokar, gülün dikeninden bile gül...
Kaybolmak vaktidir, kaçıp gitmeliyim gönül.
24.11.2011

Devamını Oku
İbrahim Arslan

biliyorum.
eninde sonunda seni üzeceğim.
yol buraya kadar deyip,
yolumdan döneceğim.
biliyorum.
yine bekleteceğim seni kapılarda...

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Gül içinde gülsüzüm anam.
Allahın bildiğini kuldan saklama gönül.
Cennet yok bana.
Bu dünyanın Cehenneminde her gün yanmadan.

Gül için bu şiir.

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Araftaydım.
Orada bile.
Sen başka, ben başka.
Taraftaydım...
...
Senden çok çok

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Küçük bir yüreğim var benim.
Ay kız, ayım kız...
Everest kadarcık.
ANKARA içine sığan.
Kahretsin kalmamış ama.
İçinde sana bir oda, bir salon.

Devamını Oku