Bir zamanlar gün, onun adıyla başlardı,
Gözlerimde sıcak bir ışık,
Kalbimde yitik bir umut vardı…
Ama artık yok,
Sözler yorgun, bakışlar uzak,
İnsan, herkesi kendisi gibi sanıyor önce.
İçinden geçenle, dilinden döküleni bir zannediyor.
Sonra bir bakıyor...
Kimi yüzüne bakarken hesap yapıyor,
Kimi omzuna dokunurken yükünü tartıyor.
İşte tam orada çıkıyorsun karşıma.
Biriciğim, En kıymetlim.
Sen benim içimde kalan,
Yaşayamadığım, o saf ve rengârenk çocukluğumsun, şimdi seninle birlikte
Yeniden doğuyorum, o günlerin özlemini,
senin neşende dindiriyorum.
Evren suskundu, gök derindi,
Yıldızlar bile sessizliğe bürünmüşken,
Gök Tengri seslendi yüce katından:
"Türk milleti! Kalk ve yürüyüşe başla!"
"Kut verdim sana;
Ben ki Kadim Kök Tengri'nin kendi ruhundan üflediği tinim. Tengri'nin eri, Tengri'nin gölgesi, ajunu tir tir titreten, ajunun kağanıyım.
Ben Oğuz'um, ben disiplinin sembolü ve en büyük komutan olan Motun Yabgu'yum (Mete Han). Ben Yueçi kralının kafatasından kımız içen, Çinli Biçme Makinası olarak adlandırılan Kiok Yabgu'yum. Ben Avrupa'yı titreten, Tengri'nin kırbacı ve tokmağı olan Atilla'yım.
Ben esir düşmüş ve sadece "demir işleyen köle" olarak adlandırılırken baş kaldıran, ordu toplayıp, kocaman Kök Türk Kağanlığını kuran Bumin Kağan'ım. Ben Kök Türk Kağanlığını çok çabuk genişleten, çok zengin eden Mokan Kağan'ım. Ben milyarlık Çin'de, Çin sarayına 40 çeri ile baskın veren Kür Şad'ım. Ben 2. Kök Türk Kağanlığını kuran Bilge Kağan'ım. Ben Tonyukuk'um. Ben savaşta hedefini şaşırmayan, savaş sonunda savaş alanına geri döndüğümde hançer ile 9 kişi öldüren, yenilmez savaşçı olarak adlandırılan Kül Tegin'im.
Ben ajunun yarısına hâkim olan, Tengri'nin cezası ve Tengri'nin kılıcı olan, Ajun nüfusunun yüzde 11'ini yok eden Temuçin'im. Ben Ermenilere can çektiren, bir damla kan dökmeden Ermenileri diri diri gömen Aksak Temür'üm. Ben Araplara can çektirip, binlerce Arap'ı katleden Hülagü Han'ım. Ben yoktan var edilen bir orduyla kocaman devlet kuran, Mareşal, Anafartalar Kumandanı, Başöğretmen, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'üm.
HUNTÜRK
Dinle!
Bu saatten sonra mızmızlanmak yok. Bahane yok. "Yapamam." yok. Ben senin ne hissettiğinle ilgilenmiyorum. Ben ayağa kalkıp kalkmayacağınla ilgileniyorum.
Hayat sana merhamet göstermeyecek. Düştün mü? Elinden tutmayacak. Yoruldun mu? Seni beklemeyecek. Ağladın mı? Dönüp bakmayacak. O yüzden ya iradeni kuşanırsın ya da ezilip gidersin.
Bir ömür ki rüzgârdır; eser de geçer gider,
Geriye kalan yalnız, hak ile bâtıl eder.
Ne servetin saltanatı, ne tahtın debdebesi;
Bir gün sessizce çöker zamanın pençesi.
Yiğit odur, bahtına eğmeyen mağrur başı;
Bir ülkü uğruna yakar gönlündeki ateşi.
Nerdensin, dedin... Söyleyeyim; bilmem, anlar mısın? Her yaranın ardındaki sessiz feryâdı tanır mısın?
Ne bir şehrin taşındayım, ne bir ilin adında, Ben ömrün çetin imtihanı, zamanın feryâdındayım.
Bahtın kara yazısında nice ümitler gömüldü, Bir damla sabır uğruna nice ömürler tüketildi.
Sanma ki insan doğduğu toprak ile tamam olur; Ruhu çelikten dövülmeyen her beden yarım kalır.
Kader, demiri ateşle; insanı kederle sınarmış. Yıkılmayan her gönülde bir başka âlem varmış.
Sor yine... "Nerdensin?"
Bir adım ileri atsam… sendeyim.
Bir adım geri çekilsem… yokluğundayım.
Ve ben… bu ince çizgide…
Ne seninle var olabiliyorum…
Ne de sensiz kalabiliyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!