Heybemde Mavi
Bir sessizlik çöküyor kalabalık odalara; adaleti kırık bir masada bıraktım bu gece. Gürültülü heveslerin, sahte sahnelerin uzağında, kendi gökyüzümü taşımaya gidiyorum heybemde mavi.
Yorulmuş bedenim ayak uyduramadı sığ sulara; ne saraylar unvan ister ruhum ne yalan tahtlar. Bir zamanlar ev bildiğim o dumanlı kuyuda, sadece kendime geç kalmışlığımın sızısı var artık.
Yabancı seslerin kuşattığı o yollardan geçtim, kimin haklı kimin haksız olduğu mühim değil. Ben bu gece haksızlığa karşı sessizliği seçtim, çünkü en asil gidiştir içteki o derin aydınlık. Görünmez duvarların ötesinde bir menzil varmış; kelimelerin şiir'in iyileştirdiği, duru ve lekesiz. İnsan en büyük yarayı sarılırken alırmış, şimdi o yaraları sarma vaktidir, tek başına ve kimsesiz.
Çok bile kaldım gölgesi kirli o göklerin altında. Bitti o ağır döngü, nefes alıyor içimdeki rüzgar. Onurum heybemde, temiz bir sayfa koynumda; geriye sadece yaşanmışlığın Gri rengi kalır.
Canan Süreyya
Kayıt Tarihi : 5.10.2026 22:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İnsana dair...




Emeğine yüreğine sağlık şairem.
Sevgi ve saygılarımla
TÜM YORUMLAR (1)