Heybemde Mavi
Bir sessizlik çöküyor kalabalık odalara; adaleti kırık bir masada bıraktım bu gece. Gürültülü heveslerin, sahte sahnelerin uzağında, kendi gökyüzümü taşımaya gidiyorum heybemde mavi.
Yorulmuş bedenim ayak uyduramadı sığ sulara; ne saraylar unvan ister ruhum ne yalan tahtlar. Bir zamanlar ev bildiğim o dumanlı kuyuda, sadece kendime geç kalmışlığımın sızısı var artık.
Yabancı seslerin kuşattığı o yollardan geçtim, kimin haklı kimin haksız olduğu mühim değil. Ben bu gece haksızlığa karşı sessizliği seçtim, çünkü en asil gidiştir içteki o derin aydınlık. Görünmez duvarların ötesinde bir menzil varmış; kelimelerin şiir'in iyileştirdiği, duru ve lekesiz. İnsan en büyük yarayı sarılırken alırmış, şimdi o yaraları sarma vaktidir, tek başına ve kimsesiz.
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!
Yürü, gölgen seni uğurlamakta,




Hezeyan saatleri pusula da..
Emeğine yüreğine sağlık şairem.
Sevgi ve saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta