İki insan bakıyor birbirine;
aynı bakışın içinde
iki ayrı uzaklık büyüyor...
Biri, ötekinin gözlerinde
hâlâ kendisine ait bir yer arıyor.
Öteki, gözlerini kaçırırken
ne kadarını geride bıraktığını
kendisi de bilmiyor...
Ayrılık,
henüz kimse gitmeden
iki insanın gözlerinde yer açar kendine...
Biri kalana kadar susar,
öteki suskunluğu çoktan gitmek sayar...
Ve aralarında
kimsenin adını koymadığı
bir eksilme başlar...
Bir söz gelir dudaklarına,
söylenirse incitecek,
söylenmezse içeride büyüyecek...
İnsan bazen
sevdiğinin canını acıtmamak için susar;
bilmez ki bazı susuşlar
karşısındakinin içinde
terk edilmiş bir cümleye dönüşür...
Birbirlerine bakıyorlar hâlâ...
Biri, o bakışın içinde
eskiden nasıl sevildiğini hatırlıyor.
Öteki, aynı bakışın içinde
nasıl sevmeye devam edeceğini
unutmaya başlıyor...
Aralarındaki mesafe
adımlarla ölçülmüyor artık;
birinin söyleyemediğiyle
ötekinin duymaktan vazgeçtiği
şeyler kadar büyüyor...
Bir düğüm var içlerinde...
İnsan kendi içinden atsa
acısı ötekinin tenine değiyor;
dışarıda bıraksa
gözleri ele veriyor
saklamaya çalıştığı kırgınlığı...
Hangi ucundan tutsalar
birbirlerine batıyor...
Çünkü bazı bağlar
çözüldüğü için değil,
çözülmesin diye çekiştirildikçe
daha çok acıtıyor...
Ve biri,
ötekinin yüzünde
kendisine ayrılmış yerin
sessizce daraldığını görüyor...
Sormuyor...
Çünkü cevabın
çoktan bakışlara yerleştiğini
seziyor...
Öteki de biliyor;
bir insanın gözlerinden eksilmek,
kapıdan çıkmak kadar kesin değildir
ama bazen
ondan daha uzun sürer...
Şimdi yan yanalar...
Birbirlerine dokunsalar
geçmişin sıcaklığı ellerine bulaşacak.
Birbirlerinden uzaklaşsalar
dokunamadıkları her şey
içlerinde biraz daha ağırlaşacak...
Biri kalmak istiyor,
ama kalmanın eskisi gibi sevilmek
anlamına gelmediğini öğreniyor...
Öteki gitmek istemiyor belki;
yalnızca artık
kalırken kendinden eksilmekten yoruluyor...
Ve ikisi de
birbirinin yüzünde
henüz gerçekleşmemiş bir vedanın
izlerini arıyor...
Ne tuhaf…
Bir insanın yanında olup
ona ulaşamamak;
sesini duymak
ama artık o sesin içinde
kendine rastlayamamak...
Ayrılık, bazen iki insanın arasına girmez;
birinin içinden çıkar,
ötekinin gözlerine yerleşir...
Sonra ikisi de
aynı yerde durur uzun süre...
Biri gitmediği için kaldığını sanır,
öteki kaldığı için sevildiğini...
Oysa aralarındaki şey
çoktan başka bir şeye dönüşmüştür...
Ve bir gün
belki ikisi de anlayacaktır:
İnsan her zaman
gidenin ardından ayrılmaz;
bazen birinin gözlerinde
kendisine ait olan son şeyi de kaybedince
henüz yan yanayken
veda etmiş olur...
Ali TAŞKALE
25 Ekim 2026
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 15:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!